Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14158 E. 2022/16901 K. 28.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14158
KARAR NO : 2022/16901
KARAR TARİHİ : 28.12.2022

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
No :

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 2021/7759 E. 2021/16104 K. ve 15.12.2021 günlü kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası Akşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca; “Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Aynı Kanun’un 294-301 maddelerinde ise mahkeme kararlarının nasıl olması gerektiği belirlenmiştir. Bu düzenlemelere göre Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Yine aynı Kanun’un 297. maddesinin (2). fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması, zorunludur.
Somut olayda, davacı, davalı işyerinde 01/06/2007 tarihinden 12/02/2015 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını ve bildirimlerinin Kasım 2011 tarihinden itibaren yapıldığını,belirterek bildirilmeyen sigortalılık sürelerinin tespitini talep etmiş, Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde davacının sigortalılığının bildirilmediği dönem olan 01/06/2007 tarihi ile 04/11/2011 tarihleri arasında kabul kararı verilmiş olmasına rağmen, davanın kabulüne denildikten sonra fazlaya ilişkin talebin reddine dair hüküm tesis edilmiş,devamında da davanın kabulüne uygun olarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tamamı davalı tarafa yükletilmiş ve bu durum, hükmün kendi içinde ve hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulmuş aynı zamanda Dairemizin bozma gerekleri de yerine getirilmeden hüküm tesis edilmiştir.
Nitekim mahkemenin aynı kapsamda verilen bir önceki kararı da Dairemizce yukarıda anılan nedenlerle bozulmuştur.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan çelişkili ve infaza elverişli olmayacak şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair hususlar incelenmeksizin bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün sair hususlar incelenmeksizin yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.