YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6214
KARAR NO : 2023/10575
KARAR TARİHİ : 31.10.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/238 E., 2021/994 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/435 E., 2018/382 K.
Taraflar arasındaki eksik hesaplanarak ödendiği iddiası ile yaşlılık aylığı miktarının yeniden tespit edilmesi ve fark aylıkların davalı Kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının 2007 yılında yaşlılık aylıığı almaya hak kazandığını, usulüne uygun talebi sonrasında kurumca davacıya yaşlılık aylığı bağlandığını ancak bağlanan aylığın emsallerine göre düşük olduğunu, davacının bunu fark ettiğinde kuruma müracaat ederek aylık tahsisindeki hatanın giderilmesini istediğini ancak kurumun davacının talebini reddettiğini davacının en son 2.390,00 TL aylım aldığını, davacıya eksik ödenen aylıkların her birinin ödenme tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsili ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacı hakkında kendisince yapılan işlemlerin yasaya ve hukuka uygun olduğunu, davacının aylığında eksik hesaplanmış bir miktar olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…01.01.2000 tarihinden önce çalışmaya başlayıp bu tarihten sonra da çalışmasına devam ederek 14.01.2008 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunan davacıya, bu tarih itibariyle yürürlükte olan 506 sayılı Kanun’un Geçici 82 nci maddesinde düzenlenen ve Kanun’un 61 inci maddesinde 4447 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle getirilen yeni sistem ile eski katsayı esasına dayalı gösterge sisteminin birleşiminden oluşan karma bir sisteme göre aylık bağlandığı, davalı Kurumun yaptığı aylık bağlama işleminde bu yönüyle yasaya aykırılık bulunmadığı, bilirkişilerce hesaplanan miktarlar arasında bir farklılık bulunmadığı, ayrıca davalı Kurumca yapılan işlemde herhangi bir yanlışlık olmadığı gibi davacıya ödenen yaşlılık aylıklarında da eksiklik olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine..” dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili aylığının başlangıcından beri hatalı olduğunu davasının kabul edilmesi gerektiğini, aksi yöndeki mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda SSK aylığının hesabına ilişkin ilkeler ve hesaplama yöntemleri ile SSK aylık hesabına esas oran ve artışların anılan kanun maddeleri ve emsal Yargıtay içtihatlarına uygun olarak hesaplama yapıldığı, raporun denetime elverişli bulunduğu, böylece davanın reddine dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,…” davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, Müvekkili hakkında yapılan kurum hesabının hatalı olduğunu, bilirkişi Raporunda bariz hesaplama hatası yapıldığını, belirterek, davanın reddine dair verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında aylık bağlama ve tahsis işlemleri sırasında hatalı hesaplama yapılıp yapılmadığı ile yaşlılık aylığının nasıl hesaplanacağına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi ile 506 sayılı Kanun’un geçici 82 nci maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.