Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/753 E. 2023/872 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/753
KARAR NO : 2023/872
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2594 E., 2021/2915 K.
DAVACILAR : 1-… 2-… 3-…
4- …,… vekilleri Avukat …
İHBAR OLUNANLAR : 1 -… vekili Avukat …
2 -… vekili Avukat …
3 -… vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 14.12.2015
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/824 E., 2020/171 K.

Taraflar arasındaki sigortalının iş kazasından vefatı nedeniyle hak sahibinin maddi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılardan …, … ve … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılardan …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müteveffa …’ın davalı şirkette uluslararası tır şoförü olarak çalışmakta iken 03.12.2014 tarihinde Gürcistan ülkesinde meydana gelen trafik-iş kazası sonucunda vefat ettiğini, SGK tarafından düzenlenen 2308628 nolu iş kazası inceleme raporu ile meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun tespit edildiğini, …’ın ölümü nedeniyle eşi ve çocuklarının destekten yoksun kaldığını belirterek destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kaza nedeniyle davacılardan …’a 50.000,00 TL maddi tazminat ödendiğini, cenaze ve defin işlemlerinin müvekkil şirket tarafından karşılandığını, davacılardan …,…’ın yaşları itibariyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyecek yaşta ve durumda olduklarını haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; itibar edilen denetime elverişli bilirkişi raporlarıyla da tespit edildiği üzere, davalı işverene göre üçüncü kişi durumunda olan … Azerbaycan plakalı araç sürücüsü …’un tam kusurlu olduğu, zararlandırıcı sigorta olayının üçüncü kişinin kusurlu davranışları sonucu oluştuğu, davalı şirket bakımından nedensellik bağının kesildiği, bu nedenle onun sorumluluğuna gidilemeyeceği anlaşılmış olup sübut bulmayan davanın reddine dair hüküm kurulmuştur.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılardan …, … ve … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılardan …, … ve … vekili istinaf sebeplerinde özetle; davacının kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, raporlarda da bu durumun tespit edildiğini, işverenin kusursuz sorumluluğunun olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu kazanın davalı işverene göre 3 ncü kişi durumunda olan … Azerbaycan plakalı araç sürücüsü … ‘un tam kusuru sebebiyle meydana geldiği davalı şirket bakımından nedensellik bağının kesildiği bu nedenle onun sorumluluğuna gidilemeyeceği kanaatine varılarak ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılardan …, … ve … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılardan …, … ve … vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının cevap dilekçesinde, …’a 50.000,00 TL maddi tazminat ödendiğini, davacılardan …,…’ın yaşları itibariyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyecek yaşta ve durumda olduklarını savunduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı dahi kaza nedeniyle tazminat ödeyerek kendi sorumluluğunu kabul ettiği halde davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, her ne kadar bilirkişi raporunda işverene kusur yüklenmemişse de, söz konusu kazanın iş kazası niteliğinde olduğu için işverenin kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, bilirkişiler tarafından yapılması gerekenin, en azından meydana gelen kazada müvekkili desteğine kusur atfedilip edilemeyeceğinin incelenmesinden ibaret olduğunu, görüldüğü üzere meydana gelen kazada müvekkile kusur yüklenmesi de mümkün olmadığından davalının tazminat alacağının tamamından sorumlu tutulması gerektiğini, bu kapsamda da hesaplama yapılmak üzere dosyanın yeniden bilirkişiye tevdii edilmesi talep edilmişse de, haklı taleplerinin mahkeme tarafından yerine getirilmediğinden kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, trafik iş kazasında sigortalının vefatı nedeniyle desteğinden yoksun kalan hak sahiplerinin sıfatıyla maddi tazminata hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 nci maddesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleri, Karayolu Taşımacılığında Çalışma Saatleri ve Dinlenme Sürelerine İlişkin 153 sayılı İLO Sözleşmesi’nin 5 ve 6 ncı maddeleri, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 98 inci maddesidir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz edenin sıfatına, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere ve özellikle somut olayda hükme esas alınan kusur raporundaki tespitlerin yerinde olmasına göre İlk Derece Mahkemesince verilen ret kararının yerinde olduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin davacıların istinaf istemlerinin esastan reddine dair kararının da anılan gerekçelere işaretle tesis edilmiş olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Davacı …, … ve … vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca
ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.