YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9277
KARAR NO : 2023/5039
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/765 E., 2022/1202 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 29. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/20 E., 2019/174 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde özetle, kazalı sigortalının 25.02.2013 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğradığı iddiasıyla toplam 10.000,00-TL maddi, 100.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Davacı vekili 20.11.2018 tarihli talep artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini 155.166.29-TL’ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
1.Davalı Hakermen İç ve Dış Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin cihazın iki yıl süreyle garanti sorumluluğunu üstlendiğini, garanti süresinin 21.11.2012 tarihinde dolduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı …. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının belirli süreli hizmet akdi ile çalıştığını, davalı hastane ile müvekkili arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğunu, kaza nedeniyle müvekkiline yüklenebilecek bir kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı def’inde bulunmuş, kaza sonrasında olay mahalline çağrılan BEDAŞ ekiplerince yapılan denetimde herhangi bir elektrik kaçağının olmadığı yönünde tespit yapıldığını, bir elektrik kaçağı olmuş olsa dahi bu yönüyle Bakanlığın değil diğer davalı olan Hakerman şirketinin sorumluluğunun bulunduğunu belirtmiş, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.03.2019 tarihli ve 2016/20 Esas, 2019/174 Karar sayılı kararıyla;
1-Davanın kısmen kabulü ile, 155.166,29 TL maddi tazminatın ve 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25.02.2013 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılar DTH Sağlık Hizmetleri Ticaret A.Ş. ve …’ndan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davalı Hakerman İç ve Dış Ticaret A.Ş.’ye yönelik açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı …. A.Ş.ve davalı Bakanlık vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.07.2020 tarihli ve 2019/1767 E- 2020/1544 K
sayılı kararıyla; 14.05.2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda tüm davalıların olayla ilgili sorumlulukların, teknik konuların detaylarıyla açıklandığı, iş hukuku ilkelerine göre değerlendirme yapıldığı, elektrik kazasında çarpmanın otoklav denilen cihazdan kaynaklanan bir arızadan meydana geldiğinin belirlendiği, bu cihazın bakımını yapan firmanın da bakımları yaparken yeterince özen göstermediğinden kusurlu olduğunun belirtildiği, davalı Hakerman firmasının garanti süresi bittikten sonra davalı Hakerman’ın rica üzerine söz konusu cihazın bakımını yapmış olduğundan, garanti süresi sonrası davalı şirketin cihazın düzenli bakımını yaptığının ispatlanamadığından bahisle sorumlu tutulamayacağına yönelik değerlendirmenin doğru olmadığı, bu yöndeki istinaf başvurularının yerinde olduğu, hizmet alım sözleşmesine göre davacının ücretinin miktarına ilişkin Mahkemenin kabulünün dosya içeriğine uygun olduğunun anlaşıldığı, davacının sürekli iş göremezlik derecesinin % 22,2 olduğu, olay tarihinde 29 yaşında, evli bir çocuklu olduğu, olayda davacının % 15, davalıların toplam % 85 oranında kusurlu olduğu, değerlendirme yapıldığında davacı için takdir edilen manevi tazminatın yeterli olmadığı, 75.000,00 TL manevi tazminatın uygun olacağı sonucuna varıldığı gerekçesiyle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı Bakanlık ile davalı …. A.Ş.’nin istinaf başvurularının kısmen kabulüne,
HMK’nın 353/1-b-2 nci maddesine göre mahkeme kararının ortadan kaldırılması ile davanın esası hakkında yeniden karar verilerek;
Davanın kısmen kabulüne; 155.166,29 TL maddi tazminatın ve 75.000,00 TL manevi tazminatın 25.02.2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle tüm davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat bakımından fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 28.12.2021 tarih ve 2020/9487 E – 2021/16745 K sayılı ilamıyla; davalı …. A.Ş’nin temyizi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı …. A.Ş vekili Av. …’e 28.07.2020 tarihinde e-tebliğ edildiği, temyizin ise 01.09.2020 tarihinde vuku bulduğu, davalı …. A.Ş tarafından yasal temyiz süresinde karar temyiz edilmemiş olduğundan temyiz dilekçesinin reddine karar verildiği, davalı … ve Davalı Hakermen İç ve Dış Ticaret A.Ş.’nin temyizi yönünden; davacı yararına hükmedilen 75.000,00 TL manevi tazminatın fazla olduğu, karar başlığında davalı “Sağlık Bakanlığını İzafeten Arnavutköy Devlet Hastanesi Başhekimliği” olup karar başlığında maddi hata yapılarak “…” şeklinde gösterilmesi hususunun usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dairece Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verildiği, davalı …. A.Ş.’nin temyizinin süresinden sonra yapılmış olması nedeniyle reddedilmiş olması ve davalı Hakermen İç ve Dış Ticaret A.Ş.’nin tüm temyiz başvurularının reddine karar verilmesi nedeniyle davalı … yönünden bozma konusu yapılan manevi tazminatın tutarı yönünden yeniden değerlendirme yapıldığı, buna göre mülga BK’nın 47 nci ve yürürlükteki 6098 sayılı TBK’nın 56 ncı maddesi hükümleri, 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtilen ilkeler dikkate alındığında, davacının sürekli işgöremezlik derecesinin % 22,2 olması, tarafların kusur oranları, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde davacı lehine 50.000,00 TL manevi tazminatın uygun görüldüğü ve davalı …’nın bu miktar manevi tazminattan sorumlu tutulduğu gerekçesiyle;
1-Davanın kısmen kabulüne; 155.166,29 TL maddi tazminatın ve 75.000,00 TL manevi tazminatın (davalı … manevi tazminatın 50.000,00 TL’sinden sorumlu olmak üzere) 25.02.2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle tüm davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Manevi tazminat bakımından fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı …. A.Ş. vekili temyiz sebepleri olarak özetle; kusuru olmadığını ve manevi tazminatın fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı Bakanlık vekili temyiz sebepleri olarak özetle; kusursuz olduğunu, davacının asgari ücretten fazla kazandığına ilişkin delil bulunmadığını, maddi tazminat hesabının hatalı olduğunu, manevi tazminatın fahiş miktarda belirlendiğini, zararın elektrik çarpması olup olmadığının dahi netlik kazanmadığını, faiz başlangıç tarihlerinin hatalı belirlendiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin hatalı hesaplandığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.Davalı Hakerman İç ve Dış Tic. A.Ş. vekili temyiz sebepleri olarak özetle; İstinaf Mahkemesince Yargıtay bozma ilamına uyulduğunu ancak manevi tazminat tutarının sadece diğer davalı … yönünden düşürüldüğünü, müvekkilinin temyiz eden ve söz konusu tazminat miktarından sorumlu olduğundan, müvekkil yönünden de söz konusu kararın verilmesi gerekirken verilmemesinin bozma sebebi olduğunu, ayrıca reddedilen miktar yönünden davalılara ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin bozma sebebi olduğunu, kusursuz olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 nci, 114/1-h maddeleri.
3. Değerlendirme
3.A. Davalı … vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre, “Bölge Adliye Mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.
Mülga 5521 sayılı Kanunun, 6763 sayılı Kanun 5 inci maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür.
25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8 inci maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3 üncü maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362 nci maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.
HMK 362/2 nci maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir.”
HMK 366 ncı maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346 ncı madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. – 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir.
Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu Bölge Adliye Mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 – 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.070,00 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL’dir.
Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla davalı Bakanlık vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
3.B. Davalı …. A.Ş., davalı … ve davalı Hakermen İç ve Dış Ticaret A.Ş. vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Davacının, dava açmada hukuki yararının bulunması 6100 sayılı HMK’nun 114/1-h maddesinde de belirtildiği üzere dava şartlarından olduğu gibi temyiz Kanun yoluna başvuracak olan tarafın da temyiz yoluna başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. Temyiz yoluna başvuran tarafın hukuki yararının bulunup bulunmadığı, öncelikle onun davadaki talebi ile mahkemenin hükmü karşılaştırılarak belirlenir.
2.Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesinin 16.07.2020 tarihli kararının, davalı …. A.Ş. vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 28.12.2021 tarihli kararıyla anılan davalının süresinde temyiz kanun yoluna başvurmamış olması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine karar verildiği böylelikle iş bu hükme karşı temyiz başvurusunda bulunmasında hukuki yarar bulunmadığından temyiz başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
3.Öte yandan, Dairemizin 28.12.2021 tarihli kararıyla davalı …’nıın manevi tazminatın tutarı yönündeki temyizinin bozma konusu yapıldığı, anılan davalının diğer temyiz başvurularının ve davalı Hakermen İç ve Dış Ticaret A.Ş.’nin tüm temyiz başvurularının reddine karar verilmesi nedeniyle iş bu hükme karşı temyiz başvurusunda bulunmalarında hukuki yarar bulunmadığından temyiz başvurularının reddine karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR:
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı … vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2.Davalı …. A.Ş., davalı … ve davalı Hakermen İç ve Dış Ticaret A.Ş. vekillerinin temyiz itirazlarının hukuki yarar yokluğundan REDDİNE,
3.Peşin yatırılan temyiz harçlarının istek halinde ilgilere iadesine,
4.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.