Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/10829 E. 2023/11175 K. 13.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/10829
KARAR NO : 2023/11175
KARAR TARİHİ : 13.11.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/503 E., 2022/48 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında görülen istirdat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, 05.01.2009 tarihinde müvekkili iş yerinde kaza geçiren …’a davalı Kurumca bağlanan geçici iş göremezlik ödeneğinin ve yapılan tedavi masrafının tamamının ödendiğini ancak kazazedenin müvekkili aleyhine açtığı tazminat davasında sigortalının kusur oranının %35 olarak tespit edildiğini bu nedenle fazladan ödenen 15.650,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının iş kazası nedeniyle meydana gelen Kurum ödemelerinden sorumlu olduğunu, davacının fazla ödeme yapmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.06.2016 tarihli ve 2015/581 E. 2016/488 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 29.05.2019 tarihli ve 2017/49 E. 2019/4902 K. sayılı ilamında; belirtilen açıklamalar ışığında bir nevi rücu davası niteliğinde olan işbu davada, Mahkemece, hak sahibinin açmış olduğu dava da gözetilmek kaydıyla, tarafların kusur oran ve aidiyetleri yönünden konusunda uzman bilirkişi heyetinden kusur raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi, ödemelere ilişkin kurum kayıtlarındaki belgeler ikmal edilip irdelendikten sonra karar verilmesi gerektiği ve vekalet ücreti yönünden AAÜT nin 13/2 nci maddesinin gözetilmemesinin isabetsiz bulunduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 08.01.2020 tarihli ve 2019/257 E. 2020/4 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Dairemizin 27.10.2021 tarihli, 2020/1746 E. 2021/13031 K. sayılı ilamında; “tashih” ile hüküm fıkrası değiştirilemeyeceği gibi, eldeki dava dosyasına göre mahkemece yapılan işlem “tavzih” niteliğinde olup Mahkemece, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 305 inci maddesi 2 nci fıkrası gereği, tavzihle hüküm fıkrasının değiştirilemeyeceği ilkesinin de ihlal edildiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlar dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, 14.688,23 TL asıl alacak, 867,77 TL faiz olmak üzere toplam 15.556,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, asıl alacak olan 14.688,23 TL’ye 11.08.2014 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili yeterli araştırma yapılmadığını, fazla ödeme bulunmadığını belirterek Mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 05.01.2009 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle fazla ödenen Kurum alacağının istirdatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 ncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 nci maddesi, 438 nci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ve 5510 sayılı Kanun’un 21 inci maddeleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

13.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.