Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1308 E. 2023/1865 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1308
KARAR NO : 2023/1865
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1612 E., 2022/2112 K.
DAVA TARİHİ : 20.04.2018
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/188 E., 2020/195 K.
Taraflar arasındaki kurum işlemi iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; annesinden ve babasından almış olduğu aylığın şikayet üzerine, eski eşi … ile beraber yaşadığının iddia edilerek, Kurum tarafından geri ödenmesinin istendiğini, eski eşinin ara ara kendisinin oturmuş olduğu adreste birlikte yaşamış olduğu müşterek çocukları ile aynı apartmanın 26 ıncı dairesinde oturan diğer evli çocuğu …’i ve torununu ziyaret etmek amacıyla geldiğini, eski eşi ile herhangi bir şekilde müşterek yaşamının bulunmadığını, eski eşi ile aralarındaki tek bağın müşterek çocukları olduğunu beyanla, kurumu borç bildiriminin iptali ve aylık ödeneğin yasal faizleri ile tarafına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kuruma ait araştırma ve soruşturma raporunda davacı …’ün boşandığı eşi … ile birlikte yaşamaya devam ettiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine kurumdan almakta olduğu aylıkların kesildiğini, kurum tarafından yapılan işlemlerin tamamen hukuka uygun olduğunu belirterek; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının eski eşinin denetmene verdiği ifadesi ile anılan ifadeyi doğrulayan alınan tanık ifadesi ve vergi dairesinden temin edilen belgeler, tanığın denetmene verdiği açıklayıcı, birbirleriyle tutarlı ifadesini mahkemede değiştirmesinin haklı gerekçesinin olmaması, bu nedenle denetmene verdiği ifadesinin dikkate alınması gerektiğinden anılan ifadelere göre davacı tanık anlatımlarının kabul görmediği ve yine 27.06.2019 tarihli Kadifekale Polis Amirliği tarafından tutulan tutanağın tutanakta imzası bulunan …’ın mahkemede alınan beyanı karşısında davacının boşandığı eşinin annesinin beyanlarına göre tanzim edildiğinden kabul görmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin eski eşi ile birlikte hayat sürdüğüne yönelik herhangi bilgiye ulaşılmadan sadece şikayet üzerine borç tahakkuk ettirilmesinin açık bir şekilde mevzuata aykırılık teşkil ettiğini, bu tip davalardan kaynaklı ceza yargılamalarında verilen kararlarda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Hukuk Daireleri eski eş ile hele ki ortada müşterek çocukları var iken görüşme hususunu birlikte yaşam olarak değerlendirmediklerini, yine taraflarınca dinletilen tanıklarının beyanlarının da davacı müvekilinin eski eşinin davacı müvekkilin oturduğu binaya çocuklarını ve torunlarını görmek üzere geldiğini, davacı müvekkil ile eşinin müşterek bir hayat sürme durumlarının söz konusu olmadığını açıkça beyan ettiklerini belirterek; davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ve boşandığı eşinin kimlik paylaşım sisteminde gözüken adreslerinde yapılan araştırmalar, davacının boşandığı eşi …’in resmi Kurumlara bildirdiği 147/B adresinde annesinin oturduğu, 147/C adresinde ikamet ettiği ancak son iki senedir adresin boş ve yıkık olduğuna dair tutanaklar, tutanak tanığı apartman görevlisi …’in ve 1992 ve 2013 yılları arasında muhtar olan …’un beyanları gözetildiğinde, davacı tarafından kurum denetmen raporunun aksinin kanıtlanamadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf kanun yoluna başvuru sebepleri ile aynı gerekçelerle davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kurum işlemi iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56 ıncı maddesinin 2 inci fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Üye …’ın muhalefetine karşı, Başkan … ve Üyeler …, …, …’ün oyları ve oy çokluğuyla

01.03.2023 tarihinde karar verildi.

(M)

KARŞI OY GEREKÇESİ

1. Somut uyuşmazlıkta, davacı kadın 2006 yılında eşinden boşanmıştır. Davacı-karşı davalı kadına boşanma kararı verildikten sonra ölen babasından dolayı bağlanan yetim aylığı 2020 yılında yapılan denetim sonrası fiili birliktelik nedeni ile 2008-2019 yılları için 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi uyarınca ödenen aylıkların yersiz ödendiği gerekçesi ile borç çıkarılmıştır.

2. Dairemizin 07.10.2021 tarih ve 2021/7072 Esas, 2021/11762 Karar sayılı ilamında yazılan karşı oy gerekçelerimde belirttiğim gibi davacı boşandığında 506 sayılı Kanun yürürlüktedir. 5510 sayılı Kanun’un 5754 sayılı Kanun’un 68 nci maddesi ile değişik Geçici 1 nci maddesi uyarınca kesilmede 506 sayılı Kanun uygulanmalıdır. Anılan kanunda ise boşanılan eş ile birlikte yaşama olgusu bir kesilme nedeni olarak düzenlenmemiştir. 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinden önce gerçekleşen boşanma olgusuna uygulanması olanağı, önceye etki yasağı nedeni ile olanaklı değildir.

3. Çoğunluğun önceye etki yasağı ilkesine aykırı olarak, lafzi yorum ve sigortalı aleyhine yorumu benimseyerek, sonradan gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak salt birlikte yaşama ve boşanan eşin desteğini alma koşulunu yeterli kabul etmesi, Kanunun ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçelerine aykırıdır.

4. Açıklanan bu gerekçelerle mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması gerekirken, fiili birlikteliğin araştırılması yönünde onanması görüşüne katılınmamıştır.