YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9891
KARAR NO : 2023/10190
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : İstinaf başvuruların esastan reddi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle mahkumiyet
Kasten yaralama suçu bakımından; 5271 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun)286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılanlar vekilinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği ön inceleme neticesinde belirlenmiştir.
Nitelikli tehdit suçu bakımından; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin
süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Körfez Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.02.2013 tarihli ve 2011/2263 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında katılanlara yönelik nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bendleri, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrasları 53 üncü maddesi, katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi inceleme dışı katılanlara yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.10.2013 tarihli ve 2013/72 Esas, 2013/519 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair hükmün 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına, katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair hükmün 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına, inceleme dışı hakaret suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş belirtilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları 20.01.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2018 tarihli ve 2017/560 Esas, 2018/285 Karar sayılı kararı ile sanığın 23.02.2017 tarihinde görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği ve 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesi birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca mahkumiyet kararının 22.02.2019 tarihinde kesinleştiği belirtilerek ihbar da bulunulduğu anlaşılmıştır.
4. Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2019 tarihli ve 2019/235 Esas, 2019/325 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, kasten yaralama suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesi ve 62 inci maddesi uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2019 tarihli ve 2019/235 Esas, 2019/325Karar sayılı kararının sanık ve katılanlar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2019/2657 Esas, 2020/2332 Karar sayılı kararıyla;
“… Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından sanık hakkında verilen 19/09/2019 tarih, 2019/235-325 E.K. sayılı ilamının CMK 280/2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
1-Sanığın birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçunu işlediği kanıtlandığından eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 106/2-c. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşmayı gerektiren bir durum bulunmadığından takdiren alt sınırdan 2 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın atılı suçu aynı suçu işleme kastı ile birden fazla müştekiye karşı işlediği anlaşılmakla, cezasında TCK’nun 43/2 maddesi delaleti ile TCK’nun 43/1 maddesi gereğince 1/4 oranında arttırım yapılarak 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın eylemini haksız tahrikin etkisi altında gerçekleştirdiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK’nın 29/1. maddesi gereğince cezasından takdiren 1/4 oranında indirim yapılarak 1 YIL 10 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın, duruşmadaki tutum ve davranışları lehine indirim nedeni sayılarak 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi gereğince cezasının takdiren 1/6 oranında indirilerek sonuçta 1 YIL 6 AY 22 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında başkaca arttırım ve indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına,
24/11/2015 tarihli resmi gazetede yayınlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 günü, 2014/140 esas – 2015/85 karar sayılı kararında belirtildiği şekilde TCK’nun 53.maddesinin uygulanmasına,
Sanığa verilen hükmün, evvelce açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması sureti ile verildiği gözetildiğinde, hakkında TCK’nun 50, 51 ve CMK’nun 231.maddelerinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
2-Sanığın, katılan …’ya karşı Kasten Yaralama suçunu işlediği kanıtlandığından eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 86/2 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşmayı gerektiren bir durum bulunmadığından takdiren 120 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın eylemini haksız tahrikin etkisi altında gerçekleştirdiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK’nın 29/1. maddesi gereğince cezasından takdiren 1/4 oranında indirim yapılarak 90 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın, duruşmadaki tutum ve davranışları lehine indirim nedeni sayılarak 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi gereğince cezasının takdiren 1/6 oranında indirilerek sonuçta 75 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın ekonomik ve diğer kişisel halleri göz önünde bulundurularak adli para cezasının belirlenmesinde günlüğü takdiren 20,00 TL esas alınarak TCK’nın 52. maddesi gereğince sonuçta 150 GÜN KARŞILIĞI 1.500 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın ekonomik ve kişisel halleri göz önünde bulundurularak TCK’nın 52/4. maddesi gereğince adli para cezasının birbirini takip eden ve birer ay ara itibarıyla takdiren 20 eşit taksitte alınmasına,
Taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde, cezanın tamamının muaccel hale gelerek tahsil edileceği ve adli para cezasının ödenmemesi halinde 5275 sayılı yasanın 106/3.maddesi gereğince infaz edileceği hususunda sanığın uyarılmasına, (uyarılamadı)
Sanığa verilen hükmün, evvelce açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması sureti ile verildiği gözetildiğinde, hakkında TCK’nun 51 ve CMK’nun 231.maddelerinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
Açıklanan hükümde kendilerini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar ile verilen maktu vekalet ücreti olan 1.320 TL’nin mahsup edilerek, ( 2.725 TL – 1.320 = 1405 ) ek vekalet ücreti olan 1.405 TL’nin sanıktan alınarak, katılanlara verilmesine,
İlk derece mahkemesince yapılan 9 davetiye gideri 118 TL ile Dairemizce yapılan 4 davetiye gideri 76 TL ile dosyanın Dairemize geliş ücreti 20 TL olmak üzere toplamda 214 TL’nin sanıktan alınarak hazineye verilmesine,
Dair ;tarafların yokluklarında, iddia makamınında Cumhuriyet Savcısı İbrahim CAN’ın (41980) huzurunda, mütalaaya aykırı olarak,”
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. Cezanın alt sınırdan verilmesine,
2. Haksız tahrik hükümlerinin ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … ve inceleme dışı diğer sanık …’in oto yıkama dükkanının katılanların evlerinin hemen yanında olduğu, olay tarihinden dosyamız katılanı İrfan’ın aracını yıkarken o sırada oto yıkama dükkanında kurumaya bırakılan araçlara su sıçratması nedeniyle taraflar arasında tartışma çıktığı, sanık …’ın katılan …’ı bu hususta uyardığı, tarafların sözlü olarak tartıştığı, sanık …’ın İrfan’ı tartışmaları sırasında doktor raporu ile sabit olduğu şekilde darp etmek suretiyle katılana yönelik basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte kasten yaralama suçunu işlediği, bunun üzerine evine giden katılan …’ın dükkana çocukları …, … ve eşi … ile geldiği, katılanların İrfan’ın darp edilmesi nedeniyle sinirlenerek sanığa ait oto yıkama dükkanının camlarını ellerinde bulunan eşyalar ile kırmak suretiyle birlikte mala zarar verme suçunu işledikleri, bu sırada tarafların karşılıklı olarak birbirlerine hakaret içerikli sözler söyledikleri, daha sonra katılanlar İrfan, Nazlı, … ve …’in evlerine gittikleri, … ve …’in bu olayın etkisi ile katılanlara yönelik yakınlarını öldüreceklerinden ve dağa kaldırcaklarından bahisle tehdit etmek suretiyle katılanlara yönelik zincirleme şekilde birlikte tehdit suçunu işledikleri anlaşılmıştır.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamaları inkar ettikleri belirlenmiştir.
3. Katılanların aşamalarda haksız tahrike konu eylem dışında oluşa uygun birbirleriyle örtüşen, tutarlı beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Tanıklar H.C., M.Ö., Ö.P., Y.Ş. ve A.G.’nin oluşa uygun tutarlı beyanları ile hükme esas alınan D.K.’nin beyanının alındığı anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İnceleme konusu suç bakımından, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda haksız tahrik indirim oranı dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Cezanın Alt Sınırdan Verilmemesi Gerektiği Yönünden
Sanığın kastı, suçu işleme şekli, suçu işlediği yer ve zaman, suç sonrası oluşan zarar göz önüne alındığında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Haksız Tahrik Hükümlerinin Uygulanması Yönünden
Sanığın eylemini dükkanının camının kırılması nedeniyle gerçekleştirdiği ve ilk haksız hareketin kim tarafından başlatıldığı tam olarak tespit olunamadığından, sanığın cezasında haksız tahrik hükümleri uyarınca indirim yapılmasına ilişkin hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Lehe Hükümlerin Uygulanması Yönünden
5237 sayılı Kanun’un “Takdiri İndirimler” başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre “Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir….”, şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Bölge Adliye Mahkesince “Sanığın, duruşmadaki tutum ve davranışları lehine indirim nedeni sayılarak hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin uygulanmasına şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin takdiren uygulanmış olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Bakımından
Ön inceleme bölümünde ilk paragrafında açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Nitelikli Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Bakımından
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2019/2657 Esas, 2020/2332 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Körfez 2.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.