YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/13218
KARAR NO : 2023/12883
KARAR TARİHİ : 18.12.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1961 E., 2023/642 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/35 E., 2021/29 K.
Taraflar arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı kurum vekilinin başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden karar vermek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; kurumun işleminin hukuka uygun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davanın kabulüne karar verilmesine ve 18.01.2021 tarihli dilekçesinde talep edilmesine rağmen sehven lehimize vekalet ücretine hükmedilmediğini, 2021 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 4.080 TL’lik karşı vekalet ücretinin davalı Kurumdan alınarak tarafına verilmesi şeklinde hüküm kurulması gerektiğini belirterek; istinaf itirazında bulunmuştur.
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, davacının hizmet süresini tescil edilmesini gerektirecek bir işlem olmadığını, yukarıda da belirtilen düzenlemeler gereği iddianın kabul edilmesi mümkün olmadığını, Kurumun aleyhine ikame olunan dava sonucu verilen karar, bu haliyle Kurumun hak ve menfaatlerine uygun olmadığından istinaf itirazında bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuata aykırı olduğunu, Bölge Adilyesi Mahkemesi Dairesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 1479 sayılı Kanun’un 24 ve 25 inci madde hükümleridir.
3. Değerlendirme
Davanın yasal dayanağı; 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 7 nci maddesindeki; “Bu Kanun’un yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanun’lar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun’un geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler.” düzenlemesi ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı gereği 1479 sayılı Kanun’un 24 ve 25 inci maddeleridir.
Somut olayda, 28.2.1994-1.7.1994 tarihleri arası halı kilim ve tekstil eşyası satışından dolayı vergi kaydı bulunan davacının, 9.5.2002 tarihinde kuruma intikal eden giriş bildirgesine istinaden vergi kaydına dayalı olarak 4.10.2000 tarihinde bağkur tescilinin başlatıldığı, davacının, 02.08.2003 tarihinden önce kuruma tescil başvurusunda bulunduğu bu bağlamda, dosya kapsamından, davacının 28.02.1994-01.07.1994 tarihleri arası dönem yönünden talebin 1479 sayılı Kanun’un 24 ve 25 maddeleri kapsamında değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma sebebidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.