YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1666
KARAR NO : 2023/6305
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/528 E., 2022/2509 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/455 E., 2020/372 K.
Taraflar arasındaki prime esas kazancın tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili; davacının 1999 yılı Kasım ayından 2005 yılı Şubat ayına kadar davalı işyerinde muhabir olarak çalıştığını, davacının ücretlerinin iki kalem halinde banka yoluyla ödendiğini, davacının ücretlerinin düşük gösterilmesi sebebiyle yaşlılık aylığının da düşük bağlandığını ileri sürerek davacının dava konusu dönemde ücretlerinin gerçek kazançları üzerinden tespitine ve emekli olduğu tarihten itibaren hak kazanılan fark alacaklarının faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 08.10.2019 tarihli duruşma da hizmet süresine ve Ücretin ödenmediğine dair bir uyuşmazlık olmadığını uyuşmazlık konusunun davacının prime esas kazançlarının tespiti olduğunu beyan etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı şirket vekili; davacının tespiti talepleri yönünden hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı Kurum; davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Kararda özetle; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı vekili; Yerel mahkeme yeterli araştırma ve inceleme yapmadan ve eksik bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurduğundan kararın kaldırılması gerektiğini, Bilirkişi davacının banka kayıtlarında 2003 döneminde müvekkil kuruma bildirilen prime esas kazancının tavan ücret üzerinden olması nedeniyle davacının prime esas kazancının eksik bildirildiğinin kabul edileceği gerekçesiyle tespitlerde bulunmuş ise de yalnızca bir dönemde tavan ücret üzerinden yatırılmış olması davacının çalışmış olduğu tüm zamanda da fazla aldığını ispat etmesi mümkün olmadığını, ayrıca huzurdaki davanın açılmasına müvekkil kurum sebebiyet vermediği halde kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine de hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, tehir-i icra kararı verilerek, … 20. İş Mahkemesi’nin 22.12.2020 tarihli ve 2018/455 Es. 2020/372 K. sayılı usul ve yasaya aykırı kararının kaldırılmasını ve yapılacak yargılama sonunda davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
2. Davacı vekili; dava dilekçesinde müvekkilin 1999-2005 yılları arasında davalıya ait iş yerinde çalıştığı, maaşının bankaya birden fazla parça olacak şekilde yatırıldığı, SGK kaydı incelendiğinde ödemelerin SGK’ya eksik bildirildiğinin farkedildiği belirtilmiş ve eksik bildirilen primlerin tespiti talep edildiğini,bilirkişi raporuyla belirlenen 2000-2005 yılları arasındaki aylara ait ücretlerinin Kuruma eksik bildirildiği tespit edildiğini; dava dilekçesinde davacının Kasım 1999 tarihinden itibaren anılı iş yerinde çalışmaya başladığını belirttiği ancak sigorta kayıtlarından Şubat 2000 tarihinde girişinin yapıldığının anlaşıldığı tespit edildiği, davacının 2003/3-2005/2 arası banka kayıtlarının getirtildiği, dolayısıyla bundan önceki dönemin tespit edilmediği yer almadığı, davacının 2000/2, 2000/3 ve 2005/2 aylarına ait kazançlarının bildirilen kazançlardan daha fazla olduğunun tespit edilemediği ve bu nedenle de dosyada kısmen kabul kısmen red kararı verildiğini, davanın tümden kabulü gerektiğini, dava dilekçesinde Mahkeme kararında adı geçen tarihlere ilişkin özel bir talep yer almayıp, yalnızca davacının davalı şirketteki çalışma süreleri belirtildiğini, keza, sonraki beyanlarında da çalışma süresi içerisinde eksik bildirilen tutarların yazılı delille (banka kayıtlarıyla) ispat olunacağı, yalnızca banka kayıtlarına yansıyan tutarların tespitinin istendiği açık olduğunu, dava dilekçesinde yer alıp da Mahkeme tarafından reddedilen bir istemlerinin bu aşamada olmadığı, kısmen red verilmesi yerinde olmadığını, Müvekkili yönünden işbu davada hizmet tespiti talebi olmadığını ancak fazlaya dair haklarını saklı tutarak açtığı davada, davacının gerçekte yaptığı çalışmanın gerçeğe aykırı şekilde bildirilmesi mümkün olmadığını, dava dilekçesindeki anlatımın, yalnızca davacının çalışmasının hangi aralıkta geçtiğini göstermeyi anlatmak olduğunu, davacıya ait 2000/3 dönemi öncesi banka kayıtlarının dosyaya ibraz edilmemiş olması da taraflarının kusuru olmadığını, tarafınca banka kaydı deliline dayanılmış olup, banka tarafından gönderilen kayıtların ancak 2000/3 ve sonrasına ait olduğu anlaşıldığını, mahkeme gerekli görmesi halinde yeniden müzekkere yazabilir yahut gelmeyen kayıt dönemine ilişkin davaya konu bir talebi olup olmadığını açıklatabilirdi. bilirkişi raporuna verdiği beyan dilekçesinden görüleceği üzere bu yönde, dava dışı bir talebi de olmadığını, aynı şey 2005/2 dönemi için de geçerli olduğunu, 2000/2 dönemi primlerinin diğer çalışma dönemlerinden düşük olmasının bir sebebi de bu aya ait çalışmanın 7. günden başlatılmış olması olduğunu, davanın tam olarak kabul edilmiş olup, aksi yönde bir beyanları olmadığını, kabul neticesinde davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek aleyhe vekalet ücretine hükmolunduğunu, yanlışlığın istinaf aşamasında düzeltilebilir olması gerekçesiyle geri göndermeksizin kaldırılarak yeniden hüküm tesisini ve davanın kabulüne karar verilmesini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
3. Davalı şirket vekili; hatalı olarak tanzim edilmiş olup kararın kaldırılması gerektiğini, … Haber Ajansı A.Ş. unvanlı şirket bulunmadığını, yerel mahkeme, İTO’ya müzekkere yazmadan, olmayan şirket adına hüküm tesis ettiğini, davacının talepleri dikkate alındığında davanın hak düşürücü süre bakımından reddi gerektiğini, mahkeme tarafından ret edilen kısmın hukuka uygun olduğunu, davacının Kasım 1999-Şubat 2000 yılları arasında sigorta Kurum tarafından o dönem sigortalı olduğuna ilişkin tespit bulunmadığını, yerel mahkeme’nin davacının banka hesabına yatırılan tüm ödemelerin prıme esas kazancın tespıtınde esas alınmasına ilişkin yorumu hukuka uygun olmadığını, davacıya müvekkil şirket ile aralarında imzalanmış olan sözleşmelerde yer alan ücretler haricinde herhangi bir ad altında ücret ödemesinde bulunulmadığını, Her ne kadar bilirkişi tarafından banka kayıtlarında davacıya belli dönemlerde yapılan telif ödemelerinin telif ücreti değil, prime esas kazancın hesabında dikkate alınması gereken ücret ödemesi olduğu kabul edilerek bu şeklide hesaplama yapılsa da bunu kabul etmediklerini, davacı hazırladığı haberler/yazılar karşılığında müvekkil şirketten telif ücreti aldığını, buna ilişkin banka dekontları incelendiğinde, davacıya, yapmış olduğu çalışmaları karşılığında telif ücreti ödendiği ve davacının buna itiraz etmediği , ödemelerin hepsinin ücret olarak kabulü mümkün olmadığını, davacı, uzun yıllar boyunca telif ödemesi adı altında yapılan ödemelere itiraz etmediğini, davacı, meydana getirmiş olduğu FSEK kapsamındaki eserlere ilişkin olarak müvekkil şirketten telif bedeli aldığını, haksız ve mesnetsiz işbu davanın usul ve esasa ilişkin itirazları doğrultusunda reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline, karar verilmesini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
2.Davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
3.Davalı şirket vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; prime esas kazancın tespiti talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 77 nci ve 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalıların tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Mahkeme kararlarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinde tanımlanan unsurları taşıması ve kararda taraf isimlerinin doğru bir biçimde gösterilmesi gerekmektedir. Eldeki dosya içerisindeki kayıtlara göre davalı işveren isminin karar başlığına “… Yayıncılık ve Gazetecilik A.Ş.” olarak yazılması gerekirken, “… Haber Ajansı A.Ş.” olarak yazılması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi karar başlığında davalı işverenin “… Haber Ajansı A.Ş.” şeklinde gösterilen isminin silinerek yerine, “… Yayıncılık ve Gazetecilik A.Ş.” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.