YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4299
KARAR NO : 2023/4290
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI :
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ve tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf isteminin esastan reddine, davalıların istinaf istemlerinin kabulüyle kararın kaldırılmasına, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 15.01.1997 – 15.01.2004 tarihleri arasındaki hizmetlerinin, 506 sayılı Kanunun 3/II-c maddesi kapsamında uzun vade sigorta kollarına tabi olması gerektiğinin tespitiyle aksine kurum işleminin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince,
“Davanın kabulü ile; davacının 15.01.1997-15.01.2004 tarihlerindeki çalışmalarının 506 sayılı Kanun’un 3/II-c maddesi gereğince uzun vadeli sigorta kollarına tabi tutulması gerektiğinin tespitine, aksine tespit içeren kurum işleminin iptaline” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tüm taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 15.01.1997-30.04.2004 tarihleri arasındaki çalışmaların 506 sayılı Kanun’un 3/II-c maddesi gereğince uzun vadeli sigorta kollarına tabi tutulması gerekirken 15.01.1997-15.01.2004 tarihlerindeki çalışmalarının uzun vadeli sigorta kollarına tabi tutulması sebebiyle davacının 3 ay 15 gün gibi bir hak kaybına uğradığını ileri sürmüştür.
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mülga 506 sayılı Kanunun 2/1 maddesi uyarınca işlem yapan Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğini, dava sonucunda yargılama gideri ödemekle yükümlü tutulmasının da yerinde olmadığını ileri sürmüştür.
Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurumun, belediyeden bir alacağı olmadığı halde davanın kabulü ve belediye aleyhine hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince,
“1- Davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine,
2- Davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile; … 6. İş Mahkemesinin 01.07.2022 tarihli ve 2021/226 E. 2022/202 K. sayılı kararının kaldırılmasına,
3- Davanın, kesin hüküm nedeniyle usulden reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebeplerini tekrarla, önceki kararda davalının …. Md. olduğu, bu nedenle kesin hükümden bahsedilemeyeceği, mahkeme kararında kesinleşme şerhi bulunmadığı, davalıların kesin hükmü istinaf gerekçesi olarak ileri sürmedikleri gerekçeleriyle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, malulen emekli olan davacının, davalı … başkanlığında geçen çalışmalarının uzun vade sigorta kollarına tabi olup olmadığıyla, kesin hükmün varlığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanunun 3 üncü madde hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.