Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/6599 E. 2023/7626 K. 06.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6599
KARAR NO : 2023/7626
KARAR TARİHİ : 06.07.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2372 E., 2023/422 K.
KARAR : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/411 E., 2022/185 K.

Taraflar arasındaki iş kazası olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum, davalı …, davalı …, davalı … vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili, davacı …’un …’un oğlu olduğunu, babasının evinde ikamet ettiğini, davacı …’un tapuda kendi adına kayıtlı evinin çatısının onarılması için çatı ustasına ihtiyaç duyduğunu, kendisinin oldukça yaşlı olduğundan ve bu işlerle ilgilenemeyeceğinden oğlu …’un bulduğu çatı ustası olan kazazede … ile çatının onarımı hususunda yani götürü usulde anlaştığını, …’nün çatı onarımı sırasında kaza geçirerek vefat ettiğini, davacı … emekli, … da imam emeklisi olup hayatlarını bu şekilde idame ettirdiklerini, davacılaran herhangi bir ticari işletmeleri veya ticari hayatları bulunmadığını, davalı kurum nezdinde bulunan Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nın 11.10.2018 tarih ve 2018/BB/141 sayılı işlemi ile söz konusu kazaya ilişkin olarak kazazedenin davacılara ait işyerinde çalıştığının tespitine ve kazanın iş kazası olduğuna yönelik rapor hazırlandığını, davacılar ile kazazede … arasında işçi-işveren ilişkisi söz konusu olmadığını, kişiler arasındaki hukuki ilişki iş akdine dayanmadığını, davacılar ile … arasında iş akdi değil eser sözleşmesi mevcut olduğunu ve çatı ustası olan kazazede … kendi ad ve hesabına çatı işi yaptığını, kazazede …’nün götürü usulü şeklinde çalışmakta olup davacıların işçisi olmadığını, kazazede …’nün kendi adına ve hesabına iş yapmakta olduğunu, davacıların emir ve talimatı altında olmadığını, dolayısıyla söz konusu kaza da iş kazası niteliğini olmadığını, kazazedenin davacıların işçisi olmadığını, davacıların yıllardır emekli olduğunu, hayatlarını bu şekilde idame ettirdiklerini, davacıların çatı işi veya inşaat işi yapan herhangi bir işletmesi olmadığını, davacılar ile kazazede … arasındaki ilişkide, … kendi ad ve hesabına yani davacıların emir ve buyruğu altında olmadan çatı onarımını yapacak davacılar da karşılığında bir bedel ödeyecek şeklinde olduğunu, ….. davacıların emir ve talimatları doğrultusunda değil kendi ad ve hesabına hareket ederek, belirli bir zaman dilimine karşılık olarak değil yapmış olduğu eser karşılığında müvekkil davacılardan bir bedel alacak olduğunu, dolayısıyla taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin iş ilişkisi olmadığını, kazazedenin davacıların işçisi olmadığının ve kazanın iş kazası olmadığını, açıklanan nedenlerle, davacılar ile kazazede … arasındaki hukuki ilişkinin iş ilişkisi olmadığının, kazazedenin davacıların işçisi olmadığının ve kazanın iş kazası olmadığının tespitine, davalı kurum tarafından davacılar hakkında 11.10.2018 tarih ve 2018/BB/141 sayılı işlemi ile hazırlanan kazazedenin müvekkil davacılara ait işyerinde çalıştığının tespitine ilişkin hazırlanan raporun ve bu rapor doğrultusunda tesis edilen tescil ve diğer işlemlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı …, … ve … vekili, davalıların dava sebebi olarak TBK md 470’i ileri sürerek, müteveffa ile aralarında iş sözleşmesi değil eser sözleşmesi olduğunu iddia ettiklerini, ne var ki bahse konu iddiaların kabulünün hukuken mümkün olmadığını, somut olayda davalı ile kazalanın arasındaki hukuki ilişkinin hizmet akdinden değil istisna akdinden kaynaklandığı belirtilmiş ise de; tarafların üzerinde anlaşmış olduğu çatı onarımı işine dair, çalışma şekli, alınacak ücretin ne şekilde verileceği, günün hangi saatlerinde ne kadar süre çalışılacağı, mesai saatlerinin belirlenip belirlenmediği hususları muğlak olup bu noktaların aydınlatılmasının gerektiğini, taraflar arasındaki anlaşmanın eser sözleşmesi niteliği teşkil ettiğini koşulsuz olarak kabulünün hukuka aykırı olacağını, dava konusu olay nedeni ile … Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/14087 Numaralı soruşturma dosyası ve … 5. Asliye Ceza Mahkemesi 2015/269 Esas numaraları dosyası mevcut olduğunu, açıklanan bu nedenlerle davacı yanın taleplerinin reddi ile taraflar arasındaki sözleşmenin iş akdi olduğu, dava konusu olaya ilişkin … Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/14087 numaralı soruşturma dosyası ve … 5. Asliye Ceza Mahkemesi 2015/269 Esas numaraları dosyasının incelenerek; davalılar murisinin davacı yana ait evin çatı onarımı işini yaptığı esnada vefat etmesi olayının iş kazası olduğuna, dava konusu olay sonrasında SGK tarafından hazırlanan raporun hukuka uygun olduğu hususlarının tespiti ile davanın reddini istemiştir.

Davalı Kurum vekili, davaya zaman aşımı hak düşürücü süreler yönünden itirazları olduğunu, davacı tarafın iddialarının yersiz olduğunu kurum işlemleri yönünden bir eksiklik söz konusu olmadığını, iş kazasının olduğu 04.11.2014 tarihinde müteveffa …’nün davalılardan Mehmet Göncü’ye ait evin çatı onarım işinin ön hazırlık çalışmasını yaparken çatıdan düşerek ölümlü iş kazasının meydana geldiğini, iş kazasının meydana geldiği evin sahibinin … olduğunu, … ile iş konusunda anlaşma yapan ve … ile iş konusunda pazarlık yapanın … olduğunu, bu nedenle … ve oğlu …’un ölümlü iş kazası nedeni ile müteselsil sorumlu olduğunu, yapılan anlaşmanın bir iş anlaşması olduğunu 5510 sayılı Kanun gereği müteveffa … aralarında işçi ve işveren ilişkisi mevcut olduğunu, ücret konusunda anlaşmış olmalarının bunu açıkça gösterdiğini, tamirat işi dolayısı ile … ve davacılar arasında gevşek bir işçi işveren ilişkisi mevcut olduğunu, davacı tarafın iddiasının olayın eser sözleşmesinden kaynaklandığı yönünde olduğunu ve bu iddiaların yersiz ve mesnetsiz olduğunu, açıklanan bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…Somut olayda davacılara ait evin çatısında tamire ihtiyaç duyulması üzerine davacıların muris … ile çatı tamiri hususunda anlaşma olduğu, tarafların amacı, meslekleri nazara alındığında hizmet sözleşmesinin unsurlarından olan işveren, işçi, yapılacak olan iş, bu işin ücret karşılığında yapılması ve bağımlılık unsurlarının somut olayda gerçekleşmediği, müteveffa …’ nün başka inşaatlarda da çalıştığı, taraflar arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesi niteliğinde olmadığı, davacıların işveren sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla tüm bu nedenlerle Müteveffa …’nün 04.11.2014 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası sayılmadığının tespiti ile aksi yöndeki 11.10.2018 tarihli 2018/BB/141 sayılı Kurum işleminin iptaline karar verilerek yukarıdaki gerekçelerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.” gerekçesi ile davanın kabulüne, müteveffa …’nün 04.11.2014 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası sayılmadığının tespiti ile aksi yöndeki 11.10.2018 tarihli 2018/BB/141 sayılı kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum, davalı …, davalı …, davalı … vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum, davalı …, davalı …, davalı … vekilleri kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların ikamet ettikleri evin çatısının onarılması için müteveffanın emeğinden yararlandıkları, hizmet akdi unsurlarının bulunduğu gerekçesi ile istinaf başvurulurının kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanını reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, dava konusu olayda hizmet akdi unsurlarının sulunmadığını, beraber ikamet ettikleri evin çatısını onarması için anlaştıkları davalılar murisi …’nün kendi adına bağomsız olarak bu işleri yaptığını belirterek davanın reddi gerektiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıların işveren olarak nitelendirilerek 04.11.2014 tarihli kazanın iş kazası olarak tespitine dair Kurum işlemlerinin iptali ile ölenin davacıların işçisi olmadığının tespiti ile olayın iş kazası olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi.
3.Değerlendirme
Uyuşmazlık davacılar ile davalılar murisi … arasındaki ilişkinin nitelik ve kapsamı (hizmet sözleşmesi mi yoksa istisna akdi mi) noktasında toplanmaktadır.
Hizmet sözleşmesi ile eser sözleşmesi işgörme borcu doğuran sözleşmelerdendir. İşgörme sözleşmelerinin hemen tümünde müşterek olan nokta, taraflardan birinin (işgörenin) diğer tarafa (işsahibine) karşı daima bir iş görme borcu altına girmesi ve onun bu borcunu iş görme olarak nitelendirdiğimiz bir faaliyette bulunmak suretiyle yerine getirmesidir.

4857 sayılı Kanun’un 8/1 maddesinde “İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir.” hükmü düzenlenmiştir. Maddede öngörülen tanıma göre iş sözleşmesi işgörme, ücret ve bağımlılık unsurlarından oluşmaktadır. Bağımlılık iş sözleşmesinin belirleyici unsurudur.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470 inci maddesinde “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” tanımı yapılmıştır. Tanımdan hareketle; eser sözleşmesinin unsurlarının, bir eserin meydana getirilmesi, eser meydana getirmeye karşılık ücret ödenmesi veya ücret ödemenin vaad edilmesi, tarafların meydana getirilecek eser ve karşılığında ödenecek ücret konusunda anlaşmaları olduğu söylenebilir.

Eser sözleşmesinde yüklenici kural olarak işi, iş sahibine bağımlı olmaksızın serbestçe yaptığı halde, hizmet sözleşmesinde işçi, sadece belirli veya belirsiz bir süre için “zaman” itibariyle işverene bağımlı olarak ve onun direktifi altında çalışır. İşçi, işverene karşı bağımlı bir halde çalışırken, yüklenici iş sahibine karşı daha bağımsız bir durumdadır. Her ne kadar eser sözleşmesinde, yüklenici iş sahibinin talimatlarına uymak zorunda olsa da, yapılan iş bakımından bağımsız bir niteliktedir. Yüklenici genel olarak eseri kendi araç ve personelleri ile yerine getirir.

Diğer yandan; eser sözleşmesinde, yaratılacak sonuç (eser) önemli öge olduğu halde; hizmet sözleşmesinde, belirli ya da belirli olmayan bir süreyle işgörme ögesi önemlidir. Yani bir eser ortaya çıkarmayan emek harcamaları da, iş sözleşmesi yönünden işgörme sayılır. Eser sözleşmesi belli bir sonucun meydana getirilmesi şeklinde oluşurken, hizmet sözleşmesinde herhangi bir sonuç taahhüt edilmemektedir. Başka bir ifadeyle, eser sözleşmesinde, bir bina gibi eserin tamamlanması taahhüt edilirken, hizmet akdine bağlı çalışan işçinin bu tarz bir taahhüdü bulunmamaktadır. Hizmet sözleşmesinde, belirli veya belirsiz bir süreliğine hizmet ediminin hasredilmesi söz konusu iken işçi açısından sonucun varlığı önemli değildir.

Ayrıca, eser sözleşmesinde iş sahibi eserin meydana getirilmesi aşamasında yükleniciye doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak talimat verebilir.İş sahibinin eserin meydana getirilmesi aşamasında yükleniciye bizzat verdiği talimata doğrudan talimat, temsilcisi aracılığıyla verdiği talimata dolaylı talimat denir. İş sahibinin yükleniciye talimat verme yetkisi bizzat eser hakkında olabileceği gibi, eserin meydana getirilme tarzına ilişkin de olabilir.

Eldeki davaya konu 04.11.2014 tarihinde meydana gelen ve çatı onarımı sırasında, çalışan …’nün çatıdan düşerek vefatına sebep olan kaza, bir işin görülmesi sırasında meydana geldiğinden, çalışanın 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a kapsamında sigortalı olsa da 4/1-b kapsamında kendi nam ve hesabına bağımsız çalışan sigortalı olsa da olay iş kazasıdır.

Ancak inceleme konusu davada, davacıların baba-oğul ikamet ettikleri evin çatısının onarımı için aslen işi inşaat kalıpçısı olan …’ın çatı işleri de yaptığını bildiklerinden onunla anlaşarak işi verdikleri, iş sahibi babanın berberlik mesleğinden emekli, iş sahibi oğulun ise 4/1-c kapsamda devlet memuru emeklisi olduğu, kendi nam ve hesaplarına bir inşaat işyeri veya çatı onarım işyeri, vergi kaydı gibi işverenlik kayıtlarının bulunmadığı, onarım yapılan yerin ikamet ettikleri ev olması karşısında, Mahkemesince davalılar murisi …’nün çatıdan düşmesi nedeniyle vefatına sebep olan kazanın iş kazası olduğuna dair tespit yerinde ise de kararın gerekçe kısmında davacıların ölen …’ın işvereni olduğuna ve hizmet akdi bulunduğuna dair tespiti isabetsizdir.

Dosya içinde bulunan bilgi ve belgelere göre davacıların işveren değil iş sahibi olduğu, kazayı geçiren …’ın ise kendi nam ve hesabına iş yapan sigortalı olduğu , davacılar ile davalılar murisi … arasında, bir eserin meydana getirilmesi konusunda, anahtar teslimli istisna akdinin söz konusu olduğu, davacıların …’ın işvereni olmadığı dolaysıyla kazanın davacılar yönünden iş kazası sayılması mümkün olmadığı anlaşıldığından, davanın kabulüne dair karar tesis edilmesi gerekirken; davanın reddine dair karar tesisi yoluna gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.07.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.