Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/7913 E. 2023/8026 K. 12.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7913
KARAR NO : 2023/8026
KARAR TARİHİ : 12.09.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi ortadan kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, davalı vekillerinin istinaf başvurularının reddine dair verilen kararın davalılar vekilleri tarafından temyizi üzerine kararın bozulmasına karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı Kurum ve katılma yoluyla davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde ve sonradan sunduğu 30.10.2013 tarihli düzeltme dilekçesinde, davacının, davalıya ait narenciye bahçesinde bekçi olarak çalışması nedeniyle 01.03.2000 – 02.10.2013 tarihleri arasında, 2001 yıllarındaki askerlik, 2006 yılındaki 10. ve 11. aylarındaki çalışması dışında kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili, zaman aşımı ve bahçenin kiraya verilmesi nedeniyle husumet itirazında bulunup davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı SGK vekili, açılan alacak davası sebebiyle yasal koşullar oluşmadığından davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.09.2016 tarih ve E.2013/426, K.2016/458 sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı …’a ait iş yerinde 07.10.2007-02.10.2013 tarihleri arasında toplam 540 gün süre ile asgari ücretle çalıştığının tespitine, davacının bu dönemde 13.800,60 TL Prime Esas Kazanç elde ettiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, kısmen kabul kararını kabul etmediklerini, mevsimlik çalışmanın söz konusu olmadığını, davacının, işyerinde yatıp kalktığını, başka işle iştigal etmediğini belirterek 01.10.2006 – 02.03.2013 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini;

Davalı SGK vekili, hizmet tespiti ile ilgili tüm araştırmaların yapılmasını;

Davalı … vekili, hissedar ve kiracıların durumunun irdelenmemesini, kamu düzeni ile ilgili yeterince araştırma yapılmamasını istinaf nedeni olarak ileri sürmüşlerdir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.03.2017 tarih ve E.2017/124, K.2017/274 sayılı kararında; Kuruma bildirilmediğinin tespiti kararı verilen davacı çalışmalarının asgari ücretle yapıldığı kabul edildikten sonra, 506 sayılı Kanun’un 79 ve 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddelerindeki “aylık kazanç toplamları” ibaresine de aykırı olarak tüm dava konusu döneme ilişkin toplam ücretin karara yazılmış olması;Eldeki davada 29.08.2007 – 07.10.2007 tarihleri arasında dava dışı işverene ait olan iş yerinden sigortalı çalışmalarının Kuruma bildiriliş olması ve davacının iddia ettiği 01.10.2006 tarihinden itibaren gerçekleşen çalışmalarının Kurum tarafından öğrenilme durumu söz konusu olmadığından 08.10.2007 tarihi öncesinde geçen davacı çalışmalarının hak düşürücü süreye uğradığı belirgin olması; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanunî gerektirici sebeplere ve özellikle; davaya konu işyeri olan bahçelerin tapuları hisseli ise de, tek başına kiraya vermesi ve fiilen tüm yerleri kullanması nedeniyle işveren sıfatına haiz olduğu belirgin olan davalı …’ın işlettiği narenciye bahçelerinde; davacının Kuruma sigortalı olarak bildirimi yapılan 26.04.2011- 27.04.2011 arası 2 gün, 10.05.2011 tarihinde 1 gün, 12.09.2013 – 13.09.2013 tarihlerinde 2 gün dışında 07.10.2007 – 02.10.2013 tarihleri arasında kesintisiz bekçi olarak çalıştığı, bekçilik yanında kendi yapabileceği kadarıyla budama sulama ve bakım işlerini yaptığı, diğer zamanlarda diğer çalışanlara nezaret ettiği; bekçilik işinin niteliği itibariyle süreklilik arz ettiği, somut olayda bekçiliğin bahçede yapılması sebebiyle ziraat faaliyetlerini de içerdiği, bu nedenle süreklilik gerektirdiği; sunulan kira sözleşmelerinin ürün satışı ve toplanmasına ilişkin olduğu, bunun davalı …’ın davacının işvereni olma olgusunu değiştirmeyeceği ve fiili çalışmaya engel olmayacağı, ürün toplama döneminde de bahçe ve ağaçların korunup gözetilmesi işinin yine davacıya ait olduğu anlaşıldığından; bu yönde davacının mevsimlik olarak çalıştığının kabul edilmiş olması kararın usul ve esas yönlerden hukuka aykırı olduğu belirgin olup yukarıda açıklanan sürede davacının kesintisiz çalıştığının kabul edilmesi gerektiğine dair HMK’nin 353/1-b-2 maddesine göre kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerektiği sonucuna varılmıştır; HMK’nın 297 nci maddesine aykırı olarak iki davalı olan davada davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin infazda tereddüte neden olacak şekilde “davalıdan” alınmasına karar verilmiş olması isabetsiz olduğu için kamu düzeniyle ilgili olması nedeniyle bu yanlışlığın da düzeltilmesi gerekmiştir hususları belirtilerek; Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne;

Adana 1. İş Mahkemesinin 27.09.2016 tarih, 2013/426 Esas – 2016/458 Karar sayılı kararının kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;

Davanın kısmen kabulü ile;

Davacının, Kuruma sigortalı bildirimi yapılan süreler dışında 07.10.2007 – 02.10.2013 tarihleri arasında asgari ücret üzerinden kesintisiz olarak çalıştığının tespitine; fazla istemin reddine, karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 21.10.2019 tarih ve E.2017/4802, K.2019/7647 sayılı kararında; … Mahkemece, tarım işlerindeki çalışma zamanı dikkate alındığında yapılacak işin mevsimlik olduğu, ancak bekçilik yaptığı düşünülünce tam zamanlı bir çalışmanın söz konusu olabileceği, fiilen çalışma olmayan zamanlarda davacıya ücret ödenip ödenmediği, geçimini sağlayacak başka işte çalışıp çalışmadığı veya davalıya ait bahçede davacının kendi hesabına tarımsal faaliyet yapıp yapmadığı, başka işlerde gündelikçi olarak gidip gitmediği, davacı adına başka iş yerlerinden olan sigorta bildirimleri de dikkate alınmak suretiyle yeniden değerlendirilmelidir gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince dinlenen bordro tanıklarının ifadelerini dosya içerisindeki belgeler, Dairemizce tespit edilen hususlar tüm dosya kapsamı, SGK kaydı, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif, tanık beyanları, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davanın kısmen kabulü ile davacının davalı …’a ait iş yerinde 07.10.2007-02.10.2013 tarihleri arasında toplam 540 gün süre ile asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı …’a ait iş yerinde 07.10.2007-02.10.2013 tarihleri arasında toplam 540 gün süre ile asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekili ile katılma yoluyla davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; dosya kapsamına göre davacının mevsimlik işçi olarak değil bekçi olarak çalıştığının sabit olduğunu, bozma sonrası yapılan araştırmada diğer delillere zamanla ulaşılamadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı vekili, davalının işyerini kiraya verdiğini, sözleşme ile bahçeyle ilgili tüm giderlerin kiracıya ait olduğunun kararlaştırıldığını, sadece senelik kira bedelini aldığını, eksik araştırmaya dayalı kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili, eksik araştırmaya dayalı kararın bozulmasını ve vekalet ücretine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci ve 506 sayılı Kanun’un 79/10, 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
Eldeki davada, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmakla yargılamada kendisini bir vekille temsil ettiren davalı Kurum yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 4 numaralı bendinden sonra gelmek üzere 5 numaralı bent olarak “Davalı Kurum kendini bir vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince belirlenen 5.100,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine ” ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgililerden alınmasına,

12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.