Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/7939 E. 2023/8426 K. 20.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7939
KARAR NO : 2023/8426
KARAR TARİHİ : 20.09.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/15 E., 2023/168 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işlemlerinin iptali ile 22.06.2010 tarihi itibari ile maluliyet aylığı tahsisi ile ödenmesi gereken aylıkların yasal faizi ile Kurumdan tahsili istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay 10. Hukuk Dairesince, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Bağ-Kur sigortalılığının 01.07.1985 tarihinden itibaren bulunduğunu, 22.06.2010 tarihinde Kuruma malulen emekli olmak için başvuru yaptığını, ancak Kurum tarafından davacının %60 oranında maluliyeti tespit edilmesine rağmen, ilk işe giriş tarihinde mevcut hastalığının olduğu gerekçesine dayanılarak talebinin reddedildiğini, yapılan işlemin haksız olduğunu, çünkü davacının ilk çalışmaya başladığı 01.07.1985 tarihi itibariyle maluliyetini gerektiren herhangi bir hastalığının bulunmadığını belirterek, davacının Kuruma başvuru tarihi olan 22.06.2010 tarihinden itibaren malulen emekliliğe hak kazandığının tespitine ve bu tarih itibariyle emeklilik aylıklarının yasal faizleri ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının malulen emeklilik şartlarını taşıdığını ispatlaması gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.10.2018 tarihli ve 2016/2 E., 2018/523 K., sayılı kararıyla; açılan davanın kabulüne, davacının, 22.06.2010 tarihinden itibaren malulen emekliliğe hak kazandığının ve bu tarih itibariyle malulen emeklilik aylıklarının Kurum tarafından yasal faizleri ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.07.2019 tarihli ve 2019/10 E., 2019/1453 K., sayılı kararıyla;… Anadolu 19. İş Mahkemesinin 18.10.2018 tarihli, 2016/2 Esas – 2018/523 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun’un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin, 22.10.2019 tarihli ve 2019/5324 E.,2019/7722 K. sayılı kararıyla; ” …5510 sayılı Yasa’nın 95’inci maddesinde belirlenen prosedür gereğince öncelikle, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmalı, söz konusu kurul raporlarının Kurumu bağlayacağı, ancak, diğer ilgilileri bağlamayacağı dikkate alınarak, çelişki olması halinde, Adli Tıp Genel Kurulundan mahkemece, belirtilen prosedür kapsamında, %60 maluliyet oranı ve talep tarihi itibari ile bakıma muhtaç olup olmadığı araştırılmalı ve 5510 sayılı Kanun’un 25 ve 26. maddelerinde öngörülen maluliyet aylığı bağlama koşullarının oluşup oluşmadığı irdelenmeli ve şayet maluliyet başlangıcının, tahsis talep tarihinden önceki bir tarih olduğu belirlenirse, 5510 sayılı Yasa’nın 27’nci maddesi gereğince infaza elverişli şekilde, tahsis talebini takip eden aybaşı, sonraki bir tarih olduğu belirlenirse de, bu tarihi takip eden aybaşı itibariyle aylık bağlanmasına karar verilmelidir.

Kabule göre de, aylık başlangıç tarihinin 01.07.2010 tarihi olmasının gerekmesine rağmen yazılı şekilde karar tesisi ile aylıkların geç ödenmesi nedeniyle işleyen faizler bakımından, 5510 sayılı Yasa’nın 42. maddesinin “Kurum, sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanacak gelir, aylık veya toptan ödemeleri, gerekli belgelerin ve incelemelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde hesap ve tespit ederek sonuçlarını yazı ile bildirir.” hükmü uyarınca, Kurumun, yaşlılık aylığı tahsis tarihini takip eden 3 aylık sürenin sonundan itibaren faiz alacağı ile sorumlu tutulacağı nazara alındığında, Mahkemece bu durumun dikkate alınmaması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile; “…Yargıtay bozma ilamı uyarınca tanzim edilen YSK ve ATK 2.Üst Kurulu raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacının çalışma gücünü en az %60 oranında kaybetmiş olduğu bu nedenle malul sayılması gerektiği ve maluliyet başlangıç tarihinin 20/04/2010 olduğu tespit edildiğinden ve davacının kendisine malulen emekli aylığı bağlanması için Kuruma maluliyet başlangıç tarihinden sonraki bir tarih olan 22.06.2010 tarihinde başvuruda bulunması nedeniyle bozma ilamı uyarınca aylık bağlanma ve kurumun faizden sorumlu olduğu tarihler belirlenmek suretiyle yasa gereği davacının kendisine maluliyet aylığı bağlanması için gerekli şartları taşıdığı” gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 20/04/2010 tarihi itibari ile malulen emekliliğe hak kazandığının ve davalı Kurum tarafından 01/07/2010 tarihinden itibaren davacıya aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu ve davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, maluliyet aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması ve yersiz tahsil edilen aylıkların iadesi ile maluliyet aylığının kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci 5510 sayılı Kanun’un 95 inci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, Adli Tıp Kurum raporlarına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.