YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/8330
KARAR NO : 2023/10709
KARAR TARİHİ : 02.11.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1388 E., 2023/1197 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/514 E., 2023/49 K.
Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esasten reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.06.1995 tarihi ila 01.09.2018 tarihi arasında zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile tesciline karar verilmesi halinde tespit ve tescil edilen hizmetler karşılığı tahakkuk eden prim borç aslı ve gecikme zamlarının yeniden yapılandırılmasına ve ödeme kolaylığı sağlayan yürürlükteki yasa hükümlerinin davalı Kurumca uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK cevap dilekçesinde; davanın haksız ve yersiz açılmış bir dava olup reddi gerektiğini, davanın taraflarınca kabulü mümkün olmayıp aşağıdaki sebeplerle cevaplarını sunduklarını, öncelikle davaya yönelik zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, müvekkili Kurumun kayıtları incelendiğinde de görüleceği üzere davacının ilgili davayı açmakta hukuki yararı bulunmamakta olup davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili Kuruma dava açmadan önce başvuru yapmak dava şartı olup davanın dava şartı yokluğundan da reddi gerektiğini, müvekkili Kurumun … T.C. kimlik ve … Bağ-Kur numaralı sigortalısı olan davacının 27.08.2018 tarihinde satmış olduğu tarımsal ürünlerden Kurum adına yapılan kesintilere istinaden hizmet almak için başvuruda bulunduğunu, sigortalının başvurusuna istinaden Denizli ve … Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri ile yapılan yazışmalar sonucunda, 1995 yılı Mayıs ve 1996 yılı Mart aylarında kesinti yapıldığını ve ilgili yıllara ait tutarların sigortalının hesabına yüklendiğini, 10.01.2012 tarihli ziraat odası kaydı ve aynı tarihli muafiyet belgesi dikkate alındığında 01.06.1995-31.12.1996 tarihleri arasında 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamında Tarım Bağ-Kur’lu olarak hizmetinin bulunduğunun tespit edildiğini, sigortalının 01.06.1995-01.09.2018 tarihleri arasındaki sigortalılık sürelerinin tescili için ayrıca bir talebinin bulunmadığını, müvekkili Kurumun işleminin yasal mevzuata, mevcut Yargıtay kararlarına ve hukuka uygun olduğunu beynala; davanın öncelikle usulden reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitini talep ettiği sürelerden 1995-2002 yılları arasındaki tevkifata ve teslimata istinaden sigortalı olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle davacının 01.01.1997-31.12.2002 tarihleri arasında mülga 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile davalı Kurumun kayıtlarına tesciline, tespiti ile tesciline karar verilen davacının sigortalılık hizmetleri karşılığı tahakkuk ettirilecek prim borç aslı ve gecikme zamlarının yeniden yapılandırılması hususunda 7143 sayılı Kanun hükümlerininuygulanmasına, talep konusu fazlaya ilişkin süreler yönünden davacının taleplerinin reddine,” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; zanamaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının ilgili davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının ön başvuru şartını yerine getirmediğinden davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, müvekkili kurum işleminin yasal mevzuata, mevcut yargıtay kararlarına ve hukuka uygun olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairece benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitiyle tespit edilecek dönem yönünden yapılandırma hakkı bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2. 5510 sayılı Kanun’un geçici 7 inci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun’un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.