YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/9019
KARAR NO : 2023/8839
KARAR TARİHİ : 27.09.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay 10. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işveren yanında 21.06.2004-23.08.2014 tarihleri arasında çocuk bakımı ve ev hizmeti işinde kesintisiz çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … ve … vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalı arasında esasen geçerli bir iş ilişkisinin mevcut olmadığını, davacının, müvekkillere ait eve haftanın en fazla 2 günü gelerek temizlik işleri yaptığını, işin bitiminde de ortalama 75,00-TL civarında ücret aldığını ancak davacı ile müvekkili arasında hiçbir zaman İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku anlamında “iş ilişkisi” olarak kabul edilebilecek sürekli ve düzenli bir ilişki olmadığını, müvekkilinin evinde temizlik ihtiyacı olduğu zamanlarda kendisine haber verilerek gelmesi istendiğini ve geldiği gün de ücretinin kendisine ödendiğini, davacının müvekkiline ait eve haftalarca hiç gelmediği de olduğunu, davacının, hukuki tespitler göz önüne alınmadan, varsayıma ve yoruma dayalı rapor esas alınarak, itirazlarının değerlendirilmeden ve kurgusal tanık beyanları doğrultusunda verilen yerel Mahkeme kararının temyiz edildiğini ve dosyanın Yargıtay incelemesinde olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğunu, davacının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 6 ncı maddesi kapsamında sigortalı sayılması imkansız olduğunu, davacının sigortalı sayılmasının mümkün olmadığını öne sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesi ile Kurum kayıtlarında 46348220458 TC Nolu davacının 4/A veya başkaca sigortalı olarak SGK kapsamında sigortalılığının tespit edilemediğini, diğer davalıların isimleri ile Kurum kayıtlarından yapılan araştırmada işveren kaydına rastlanılmadığını, kanun kapsamına alınmış tescilli işyeri kaydı bulunmadığını, davacının işten çıkış tarihi olarak iddia ettiği tarihten geriye doğru 5 yıldan önceki çalışmalarının hak düşürücü süreye uğramış olduğunu, bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini ve bu nedenle resmi ve yazılı belgelerle ispat edilmesi gerektiğini öne sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2019 tarihli ve 2015/361 E., 20219/370 K., sayılı kararıyla; dosyadaki tüm delilleri hep birlikte değerlendirildiğinde, davacının Kurumda tescilsiz davalılara ait ev hizmetleri işyerinde 01.09.2004 -23.08.2014 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden sürekli ve kesintisiz olarak 3593 gün çalıştığı ve bu çalışmasının SGK’ya bildirilmediği gerekçesi ile 46348220458 TC Kimlik, 7101201506039 ss numaralı davacı …’nin, fer’i müdahil Kurumda tescilsiz davalılara ait “ev hizmetleri” işi işyerinde 21.06.2004 -23.08.2014 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden asgari ücretle sürekli ve kesintisiz olarak 3663 gün çalıştığı, 3663 günlük bu çalışmasının fer’i müdahil Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.03.2020 tarihli ve 2020/368 E., 2020/526 K., sayılı kararıyla; … 1. İş Mahkemesinin 11.11.2019 tarih, 2015/361 Esas ve 2019/370 Karar sayılı kararına yönelik davalılar vekili ile fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin, 26.05.2021 tarihli ve 2020/2543 E., 2021/7010 K. sayılı kararıyla; “1- “1794 Sk. S.Ali Apt. No: 4/1 Bostanlı/…/…” adresinden Aralık 2021 taşınma dönemine kadar ki oturulan binadaki yönetici, kapıcı ve oturanların zabıta marifetiyle tespiti yapılarak çalışmanın varlığı ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, , yine komşu binada oturanların zabita marifeti ile tespiti yapılarak, davacının çalışmasının varlığı ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalıdır.
2- 2012-2014 yılları arasında çalışıldığı iddia edilen “Erkin Usman 2040/1 Sk. Selçuk 2, No: 3/12 Mavişehir” adresindeki yönetici, binada oturanların tespiti yapılarak çalışmanın varlığı ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, yine taşınma tarihi dikkate alınarak komşu bina sakinlerinin tespiti yapılmalı, çalışmaya ilişkin bilgi ve görgüsüne başvurulmalıdır.
3- Mahkemece dinlenen tanık …’in taşınılan adreste kapıcılık yaptığını belirtmesi karşısında bu kişiye ait çalışma kayıtları getirtilmeli ve dosya içerisine alınarak, belirtilen adreste kapıcı olup olmadığı tespit edilerek ifadesi buna göre değerlendirilmeli, toplanan tüm kanıtlar değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
” gerekçeleri ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller dikkate alındığında davacının, davalıların evinde sürekli ve aralıksız ev hizmetlerinde çalıştığı açıktır. Davacının işe başlama ve işin sonlanması tarihlerinin belirlenmesi gerekmekte olup davacı 21.06.2004 tarihinde işe başladığını iddia etmiş ancak buna ilişkin hiçbir somut delil ve tanık beyanı bulunmamaktadır. Davalı tanığı davalının annesi … davacının Eylül ayında ev temizliği için işe başladığını beyan etmiştir. Buna göre davalı tanığının davalının annesi olduğu da düşünüldüğünde davacının 01.09.2004 tarihinde davalıların evinde işe başladığı, davalı cevap dilekçesinde davacının Ağustos 2014 tarihinde sebepsiz yere temizliğe gelmeyeceğini söylediğini belirtmiştir. Buna göre davacının çalışmasının dava dilekçesinde iddia edildiği gibi 23.08 2014 tarihine kadar devam ettiği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, davacının 01.09.2004 – 23.08.2014 tarihleri arası çalışmasının kesintisiz ve sürekli olduğunun tanık beyanlarıyla kanıtlandığı kanaatine varılmış ve asgari ücret ile davacının 01.09.2004 – 23.08.2014 tarihleri arası 9 yıl 11 ay 22 gün yani 3593 gün kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Temyiz eden taraf vekilleri kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, önceki verdikleri temyiz dilekçe içeriği ile aynı gerekçelere dayalı olarak kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun 79 uncu, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kesinleşen işçilik alacağı dosyası, bozma öncesi ve sonrası dinlenen tanıkların beyanlarına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar ve feri müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.