YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/988
KARAR NO : 2023/3928
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI :
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ile eşinden ölüm aylığı bağlanan davacıya babasından dolayıda ölüm aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin eşinin 2008 yılında, babasının da 1985 yılında vefat ettiğini, babasının …’dan eşinin de … emekli olduğunu ve davalı kuruma müracaat ederek her ikisinin de ölüm aylığı bağlandığını, davacının babasından bağlanan ölüm aylığının kurum tarafından kesildiğini ve ödenen aylıkların borç kaydedilmiş olduğu ve eşinden almakta olduğu ölüm aylığından kesilmeye başlandığını ileri sürerek kurum işleminin iptali ile kesilen aylıkların yeniden bağlanmasını ve eşinden almakta olduğu aylıklardan kesintilerinin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; Davacıların aylık gelirinin Ocak 2013 – Aralık 2016 arasında asgari ücretin brüt tutarından fazla olduğunun tespit edilmesi nedeniyle babasından bağlanan aylıkların kesildiğini ve ödenen aylıkların borç kaydedilmiş olduğunu, davacının borcunun da eşinden ödenen aylıklardan 1/4 oranında kesildiğini, kurum işleminin yerinde olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davanın kabulü ile; davacılar murisi …’ın babasından bağlanan ölüm aylıklarının kesilmesi ve ödenen aylıkların adına (19.750,65-TL) borç kaydedilmesine dair kurum işleminin iptaline,
12.013,63 TL’nin kesinti tarihinden itibaren yasal faziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine ” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
01.10.1972 ile 03.10.2000 tarihleri arasında vefat eden sigortalıların hak sahibi kız çocuklarına aylık bağlanmasında ”Geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak” şartının arandığını, 05.07.2013 tarih ve 2013/26 sayılı Genelgede ”Geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak” ile ana babalar için aranan ”Geçiminin ölen sigortalı tarafından sağlanması ”şartlarının tespiti diğer bir ifadeyle ”geçimini sağlayacak gelir ” kavramının belirlenmesinde; kız çocukları veya ana/babanın sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışıp çalışmadıkları ve buralardan aylık alıp almadığı almadığı ile tapu kayıtları da araştırılarak varsa gayrimenkullerinden ve diğer gelirlerinden elde ettiği aylık tutarının İş Kanununa göre 16 yaşından büyük sanayi kesiminde çalışan işçiler için tespit edilen asgari ücret (brüt asgari ücret) tutarının altında olup olmadığı hususları sosyal güvenlik denetmenlerince tespit edileceğini, kontrolleri dahilinde geriye dönük bağlanan aylıklar listesi kontrolleri yapılarak İl Müdürlüklerine bildirildiğini, davacının aylık gelirinin Ocak 2013 ile Aralık 2016 (dahil) asgari ücretin brüt tutarının üzerinde olduğu tespit edildiğini, bağlanan ölüm aylığı iptal edildiğini, borcun faiz uygulanmaksızın diğer aylığının 1/4 ‘ü oranında kesilerek tahsil edilmesine karar verildiğini, kurum işleminin yasaya uygun olduğunu, hem ana/babasından hem de eşinden dolayı ölüm aylığına hak kazanan kız çocuklarıyla ilgili olarak 5510 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan 506 sayılı Kanun’un 23 ve 68 inci maddeleri ile 1479 sayılı Kanun’un 46 ve 5434 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesinde yüksek olan aylığın ödeneceği öngörüldüğünü, her iki aylığın birlikte ödeneceğine dair hüküm bulunmadığını, 506 sayılı Kanun’un geçici 91 inci maddesi ile yapılan düzenlemenin Kanun’un 23 ve 68 inci maddelerindeki hükümleri yürürlükten kaldırdığından bahsedilemeyeceğinden, Kanunda hiçbir tereddütte meydan vermeyecek şekilde açık hüküm bulunan hem eşinden hem de ana/babasından aylığa hak kazanan kız çocuklarına yüksek olan aylığın ödenmesine devam edileceğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Davacının eşinin ölüm tarihinin 28.06.2008 tarihi olduğu, eşinin ölüm tarihine göre 4-b kapsamında babasına olan hak sahipliği nedeniyle aylık bağlanması şartlarının oluşup oluşmadığına bakılması gerektiği, 5510 sayılı Kanun’un geçici 1 inci md. göre ise ölüm tarihi 01.10.2008 tarihi öncesi olması nedeniyle aylık bağlanma şartlarının 1479 sayılı Kanun’un 45 inci md. ve 46 md. sine göre belirlenmesi gerektiği, 1479 sayılı Kanun’un 45 inci md. ve 46 ıncı mdsine göre davacının eşinin ölüm tarihi olan 28.06.2008 tarihinde davacının çalışmasının bulunmadığı, kendi çalışması nedeniyle kurumca gelir bağlanmadığı, 46/2 maddesindeki evliliğin son bulması ile kocasından da aylık almaya hak kazanan kız çocuklarına bu aylıklardan fazla olan ödenir hükmünün 1479 sayılı Kanun kapsamında hem eşinden hem babasından gelir bağlanması halinde uygulanacağı, 46/2 md.si davacının eşinden olan hak sahipliğinin 506 sayılı Kanun kapsamında olması nedeniyle uygulanamayacağı, netice olarak davacının eşinin ölüm tarihi itibari ile babasına olan hak sahipliği kapsamında gelire aynı anda hak kazanacağı, Kurumun gelirinin kesilmesi ve borç kaydedilmesi ve yerinde olmayan kurum işlemi nedeniyle davacının 4-a kapsamındaki gelirinden kesinti yapmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı … istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, kurum işleminde hata bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eşinden ve babasından çift ölüm aylığı bağlanması ile kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
479 sayılı Kanun’un 4926 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile değiştirilen 46 ıncı maddesinin 2 inci fıkrasının “Sigortalının kız çocuklarına bağlanan aylıklar, bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmaya başladıkları veya evlendikleri tarihi takip eden aylık ödeme tarihinden itibaren kesilir. Aylığın kesilmesine yol açan nedenlerin ortadan kalkması halinde, bu Kanunun 45 inci maddesinin ikinci fıkrasının ( c ) bendi hükmü saklı kalmak şartıyla, bu tarihi takip eden aylık ödeme tarihinden başlanarak yeniden aylık bağlanır. Ancak evliliğin son bulması ile kocasından da aylık almaya hak kazanan kız çocuklarına bu aylıklardan fazla olanı ödenir.” hükmü ile yine 1479 sayılı Kanun’un 4926 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesi ile değiştirilen 45/c maddesinin “on sekiz yaşını, orta öğrenim yapması halinde yirmi yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde yirmi beş yaşını doldurmayan ve (18 yaşını doldurmayanlar hariç) bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan veya yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malul olan çocuklarla, yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocuklarının her birine % 25’i,” oranında aylık bağlanır şeklinde değiştirilmiştir.
Yaşamını yitiren sigortalının …, babasına ölüm sigortasından aylık tahsisi yapılabilmesi için öncelikle hak sahipliği sıfatının kazanılması gerekmekte, bunun için hak sahiplerine ilişkin aylık bağlama koşullarının sağlanıp sağlanmadığına bakılmakta, başka anlatımla bu koşulları tümüyle yerine getiren kişi hak sahipliği sıfatını kazanmakta, anılan sıfata sahip kişilere, sigortalıya ait tahsis şartları da gerçekleşmişse aylık bağlanabilmektedir. Şu durumda yukarıda sıralanan maddeler ve sosyal güvenlik hukuku ilkeleri dikkate alındığında yasal mevzuat ve aylık bağlama koşulları kendi içerisinde ayrıştırılmalı, sigortalıya ait şartlar sigortalının ölüm günü itibarıyla yürürlükte olan yasal mevzuat kapsamında değerlendirilmeli, hak sahiplerine ilişkin koşullar ise hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükte olan yasal düzenlemeler çerçevesinde irdelemeye tabi tutulmalıdır.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Davacının eşinin 4/a sigortalı iken 28.06.2008 tarihinde vefat ettiği, davacıya eşinden dolayı 01.07.2008 tarihi itibariyle aylık bağlandığı, babası 1479 sayılı Kanuna tabi … sigortalısı olduğu, 24.9.1985 yılında vefat ettiği ve davacının talebi üzerine 01.11.2008 tarihi itibariyle aylık bağlandığı, 2013/26 sayılı genelge gereği babasından almakta olduğu ölüm aylığının iptal edildiği ve yersiz ödenen aylıklar yönünden borç tahakkuk ettirildiği, 4956 sayılı Kanun ile 08.08.2003 tarihinde yapılan değişiklikten sonra, 45/2 inci madde hükmünde yer alan ” bu Yasa ile diğer sosyal güvenlik Yasaları kapsamında çalışmayan, bu yasalar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocuklarının her birine “aylık bağlanır” şeklinde düzenleme gözetildiğinde her iki aylığa hak kazandığı anlaşılmaktadır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.