Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2015/8715 E. 2016/6627 K. 30.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8715
KARAR NO : 2016/6627
KARAR TARİHİ : 30.09.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Beraat

I- Suça konu elektrik sayacının borcundan dolayı 21/01/2010 tarihinde mühürlendiği, 29/11/2012 tarihinde yapılan kontrolde ise kesilen elektriğin açılarak elektrik kullanılmaya devam edildiğinin görüldüğü dosya kapsamındaki tutanaklardan anlaşılmakla, kolluk tarafından düzenlenen 29/05/2013 tarihli tutanakta bahse konu ikametin … …’ın 2007 yılında ölümünden sonra çocuklarına miras kaldığı ve bu yerde oğlu …’ın ikamet ettiği ancak cezaevinde olduğu belirtilip sanığın da savunmasında “ben 7-8 yıllık bir hapis hayatından sonda döndüm” demesi karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, sanığın hangi tarihler arasında cezaevinde olduğunun ilgili yerlerden sorulması, cezaevinde olmadığı tarihlerde 186848 abone nolu evde ikamet edip etmediğinin kolluk marifetiyle araştırılması, söz konusu evde yaşayanların ve sanığın bu hususlara ilişkin ayrıntılı beyanlarının alınması sonrasında sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken sanığa tebliği zorunlu olmayan mühürleme tutanağının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden bahisle eksik soruşturma, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
II- Sanığın ikamet ettiği iddia edilen aynı evle ilgili Dairemizin 2015/7833 Esasına kayıtlı … 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/434 Esas sayılı dava dosyası ile bu dosyanın birlikte incelenmesi sonunda; 2013/434 Esas sayılı dosyada, elektrik sayacının borcundan dolayı 29.11.2012 tarihinde KT 298016 nolu mühürle mühürlendiği, 07.01.2013 tarihinde yapılan kontrolde ise kesilen elektriğin açılarak kullanılmaya devam edildiğinin tespiti üzerine 21.06.2013 tarihli iddianameyle, … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/397 Esas sayılı bu dosyasında ise, 21.01.2010 tarihli mühürleme ve 29.11.2012 tarihli mühür bozma tutanakları nedeniyle 06.06.2013 tarihli iddianame ile kamu davasının açıldığı, her iki dosyadaki tüm tutanakların 06.06.2013 tarihli ilk iddianameden önce düzenlenmiş olduğu ve eylemlerin sübutu halinde 29.11.2012 ve 07.01.2013 tarihli tutanaklarla tespit edilen fiillerin birlikte zincirleme suç oluşturacağı cihetle, … 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/434 Esas sayılı dava dosyası ile bu dosyanın birleştirilerek, TCK’nun 203 ve 43. maddelerinin uygulanması suretiyle tek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.09.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.