Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/9093 E. 2016/17551 K. 29.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9093
KARAR NO : 2016/17551
KARAR TARİHİ : 29.09.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, …’da güvenli yediemin deposu işletmeciliği yapmakta olduğunu, yediemin ücretinden kaynaklanan borç için … 12. İcra Müdürlüğünün 2013/2981 Esas sayılı takip dosyası ile başlattığı takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, malların muhafaza altına alındığı tarihten itibaren 7 yılı aşkın bir süre menkul malın deposunda bulunduğunu, ancak yediemin ücret alacağının ödenmediğini ileri sürerek davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine % 40 ‘dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın yetkili icra dairesinde takip yapılmadığından reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, eldeki dava ile yedieminlik ücretinin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptalini istemiştir. Her ne kadar Mahkemece davacının tacir olduğuna dair delil olmadığı gerekçesiyle davada görevli olduğuna ve yetkili icra dairesinde takip yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yediemin deposu sahipleri ticaret siciline kayıtlı olup, davacının da … gibi büyük bir ilde faaliyet gösterdiği gözetildiğinde tacir olduğu sonucuna varılmalıdır. Uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğduğu ve TTK’nun 4. maddesine göre, davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği, davanın açılış tarihi itibari ile TTK’nun 5. maddesine göre, ticaret mahkemesi ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve mahkemece re’sen dikkate alınması gerektiği gözetilerek, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın (1) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, (2) no’lu bentte gösterilen nedenle, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, 29/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.