YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4405
KARAR NO : 2017/7314
KARAR TARİHİ : 31.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık … hakkında defter ve belgeleri gizleme suçundan açılan kamu davası nedeniyle mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
1- Sanıkların “2005 ve 2006 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçlarını işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında; sanıkların sahte fatura düzenlemedikleri yönündeki savunmaları, 01.06.2007 tarih, VDENR-2007- 484/178 sayılı vergi tekniği raporunda, …. Ltd. Şti’nin kuruluş işlerini vekaleten … isimli şahsın takip ettiğinin belirtilmesi, sanık …’in, atılı suçun mali müşavir … tarafından işlendiğini beyan etmesi, dosya içerisinde fatura aslı ya da suretinin bulunmaması, sahte fatura düzenlemek suçunda, suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki “Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır” şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanununun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi, 2005 ve 2006 takvim yılında düzenlendiği iddia olunan faturaların dosya içerisinde bulunmadığının anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından; 2005 ve 2006 takvim yılına ait fatura asıl ya da örneklerinden de kanaat oluşturacak sayıda temin edilip dosya arasına konulması, incelenerek kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, suça konu faturaları kullananlar tespit edilerek, bu şirket veya şahıslar hakkında varsa düzenlenen vergi raporlarının, karşıt inceleme tutanaklarının aslı veya onaylı örnekleri getirtilerek, yetkililer hakkında sahte fatura kullanmak suçundan dava açılıp açılmadığı, açılmışsa akibeti araştırılıp, dava dosyaları celp edilip özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi davayı ilgilendiren ve sahteliği belirleyen delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, … isimli şahsın CMK’nın 48. maddesine göre tanık sıfatıyla dinlenmesi, suça konu faturaları kullananların tespiti ile sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak aldıkları ve sanıkları tanıyıp tanımadıklarının sorulması, gerekirse faturalar üzerindeki imza ve yazıların sanıklara ait olup olmadığına yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılarak, sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
2- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 31.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.