Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/11067 E. 2021/8922 K. 21.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/11067
KARAR NO : 2021/8922
KARAR TARİHİ : 21.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 12.07.2012 tarihli, 2012/10775 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında mütalaa ile vergi suçu raporu ve eklerine uygun olarak 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarından da kamu davası açıldığı, bu suçlara ilişkin hüküm kurulmadığı anlaşılmakla mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
A)Sanıklar hakkında “2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık … müdafisi ile sanık …’ın temyizinin incelenmesinde;
Sanıklara yüklenen “2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık … müdafisi ile sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
B)Sanıklar hakkında “2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık … müdafisi ile sanık …’ın temyizinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında “2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan açılan kamu davasında; sanıkların savunmalarında, suça konu faturaları kendilerinin düzenlemediğini beyan etmeleri karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1)Sanık …’in ortağı ve yetkilisi, sanık …’ın ortağı olduğu Zirve Makine İnsaat Sanayi Tic. Ltd. Şirketinin en son 2009 yılı Şubat ayında matrahlı KDV beyanname vermesi, dosyada mevcut karşıt incelemeler sonucu elde edilen en son faturanın 27.02.2009 tarihli olması, Ba-Bs formlarının incelenmesinde 2009 takvim yılına ait ele geçen fatura miktarlarından fazla tutarda mal aldığını beyan eden mükelleflerin olduğunun anlaşılması karşısında, sahte fatura düzenleme suçunda suç tarihi, düzenlen son fatura tarihi olup; zamanaşımı hükümlerinin uygulanma ihtimaline binaen suça konu faturaların tarihlerinin ve mükelleften mal aldıklarına dair verilen Bs beyannamelerinin hangi aylara ilişkin oldukları tespit edilerek suç tarihinin duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2)Gazikent Matbaacılık’a 04.03.2009 tarihinde bastırılan A sıra 7651-7900 numaraları arası 5 cilt irsaliyeli faturanın kim tarafından bastırıldığı ve kim tarafından teslim alındığı hususu araştırılarak, dosyada bulunan faturaların sanıklara gösterilip yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde, temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
3)Faturalardaki yazı ve imzaların sanıklara ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
Haklarında düzenlenen vergi tekniği raporları dosyada mevcut bulunan suça konu faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanıkları tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanıkların bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması, yasaya aykırı,
Kabule göre;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafisi, sanık …’ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 21.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.