YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18192
KARAR NO : 2012/23106
KARAR TARİHİ : 06.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Müştekinin, kolluk tarafından saptanan 06.09.2005 günlü anlatımında kalp krizi geçirmesinden dolayı … … Devlet … Tıp Fakültesine sevki sırasında sedye üzerinde halsiz şekilde yatarken cebinden sanığın parayı aldıktan sonra hastane içine gidip beş dakika sonra tekrar geldiğini ve kovuşturma aşamasında da, trafik kazası geçirdiğinden …Hastanesine giderken temizlik işçisi sanığın yanına gelip pantolonun cebinden parayı aldığını belirtmiş olması karşısında; anlatımlarındaki yer, olay ve zaman yönünden oluşan çelişkinin giderilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Dosya kapsamından eylemden sonra müştekinin görüp önce kendisini soyan şahıs olarak teşhis ettiğinin tanıklar … Bilen ve…tarafından beyan edilen ve suç tarihinde hastanede temizlik şirketi görevlisi olarak çalıştığı anlaşılan …’in (…) tanık olarak dinlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3- Olay sırasında müştekinin yanında bulunduğu anlaşılan tanık … …’ın beyanı ile … Bilen ve …’in beyanları arasında, olayın gelişimi, müştekinin sanığı görüp teşhisi ve olay sonrasında sanık ve tanıkların polis gelinceye kadar olay yerinden ayrılıp ayrılmadıkları hususlarında doğan çelişkinin giderilmesi için yüzleştirme yapılması, hangi anlatıma ne sebeple üstünlük tanındığının karar yerinde açıklanıp tartışılması ve tüm kanıtların bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4- Kabule göre de;
a- Hastalığı nedeniyle sedyeye konulup ambulans ile başka bir hastaneye sevkinden önce müştekinin cebinden parasının çalındığının anlaşılmasına göre; müştekinin beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olup olmadığı, bu durumu sanık tarafından bilinebilecek durumda bulunup bulunmadığı araştırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/2-son madde ve fıkrasının uygulanmasının gerekip gerekmediğinin değerlendirilmemesi,
b- Hak yoksunlukların seçimlik olmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin de uygulanması gerektiğinin ve 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine, aynı maddenin b, d ve e bentlerindeki diğer haklar yönünden ise hak yoksunluğunun infaz tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 06.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.