Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/6425 E. 2019/2859 K. 19.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6425
KARAR NO : 2019/2859
KARAR TARİHİ : 19.03.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

1- Katılanın borçlu, sanığın alacaklı olduğu suça konu senedi katılan yerine imzalayarak ya da imzalatarak düzenleyip, katılan aleyhine icra takibi yaptığı iddiasıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında; sanığın “katılanın, kendisine pazarlaması için verilen malları da alarak işten ayrıldığı, bu nedenle ondan teminat olarak aldığı senedi icra takibine koyacağını katılana söylediği” şeklindeki savunması, tanık …’ın sanığın savunmasını doğrulaması karşısında maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti için;
Katılanın, sanığın işyerinden ayrılırken teslim etmesi gereken mal bedellerini teslim edip etmediğinin, etmedi ise teslim edilmeyen para miktarının ne kadar olduğunun sanıktan ve katılandan sorulması, sanığın ve tanık …’ın, sanık tarafından çalışanlardan teminat amacıyla alınan ilk senetlerin kaybolduğunun belirtilmesi nedeniyle suç konusu senedin katılan tarafından daha önce teminat amacıyla sanığa verilen senet olup olmadığının araştırılması, ayrıca sanığa ait işyerinde çalıştığı belirtilen…, … …, …, … ve …’ın da tanık olarak dinlenmeleri ve olay hakkındaki bilgi ve görgülerinin sorulmasından sonra sanığın eyleminin TCK’nin 211. maddesinde düzenlenen “Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik” suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre;
a) Suça konu bononun icra takibine konulduğu tarih olan 21/09/2011 olması gereken suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında 2011 olarak eksik yazılması,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/03/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.