YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3654
KARAR NO : 2020/6252
KARAR TARİHİ : 02.11.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanığın suç tarihinde PTT Genel Müdürlüğü Ankara Yenimahalle DTM Müdürlüğünde dağıtıcı memur olarak çalıştığı, katılan …’a Çubuk Asliye Hukuk Mahkemesince görülen tapu iptal davasıyla ilgili duruşma gün ve saatini belirtir tebligatın sanık tarafından 10/03/2009 tarihinde tebliğ edildiği ancak tebliğ evrakındaki tebellüğ eden olarak görülen katılan … adına atılı bulunan imzanın katılana ait olmadığı ve sanığın tebligat yaptığı kişinin kimliğini tam ve doğru olarak tespit etmediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın savunmasında kapıyı yaşlı bir kadının açtığını muhattabın eşi olduğunu söyleyerek tebligatı aldığını savunması karşısında ve suça konu tebliğ mazbatası üzerinde katılan … adına atılı bulunan imzasının sanığa ait olup olmadığı hususunda araştırma yapılmamış olması karşısında maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1- Sanığın, suç tarihi öncesi ve sonrasına ait resmi kurumlardan temin edilecek yazı ve imza örnekleri getirtilip, huzurda alınacak el yazısı örnekleri ile birlikte suça konu teblig mazbatası üzerinde katılan … adına atılı bulunan imzanın sanığa aidiyeti ve suça konu tebligat üzerindeki yazı ve imzaların aynı kalem eli ürünü olup olmadığı konusunda, uzman bir kurum veya kuruluştan belge aslı üzerinden inceleme yaptırılarak rapor alınması,
2- Tebligat adresinde suç tarihinde ikamet edenlerin araştırılarak katılan …’ın yaşlarında başka bir şahsın oturup oturmadığının araştırılması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak eylemin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturup oluşturmayacağı da tartışılarak, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması yasaya aykırı,
3- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 02/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.