Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/10515 E. 2023/5956 K. 11.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10515
KARAR NO : 2023/5956
KARAR TARİHİ : 11.09.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/968 E., 2015/469 K.
SUÇ : 298 sayılı Kanun’un 148 inci maddesi yollamasıyla resmibelgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 04.11.2014 tarihli ve 2014/5123 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’un (298 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle Şanlıurfa Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Şanlıurfa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2014/968 Esas, 2015/469 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 298 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesi, 298 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi; müvekkilinin savunmasının aksine delil bulunmaması nedeniyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapıldığı 10.08.2014 tarihinde Şanlıurfa’da Hacı Bektaş Veli Ortaokulunda okul sorumlusu olarak bir parti adına müşahitlik görevi yapan sanığın 1183 ve 1184 numaralı sandıkların bulunduğu koridorda oy kullanılmış vaziyette elinde 6 adet mühürlü oy pusulaları ve zarflarıyla suçüstü yakalandığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın yakalandığı koridordaki 1183 numaralı sandıkta 13 adet oy pusulasının eksik olduğu, ayrıca başka üç sandıkta da 10 adet oy pusulasının eksik olduğu tespit edilmiştir.
3. Sanık suçlamayı inkar ederek, oy pusulalarını 6-7 yaşında bir çocuğun elinde görüp görevlilere teslim etmek üzere onun elinden aldığını savunmuştur.
4. Kamera kayıtlarının incelenmesinde sanığın belirttiği eşgalde bir çocuk tespit edilememiştir.
5. Mahkemece sanıktan mühürlü oy pusulalarının oy kullanılmış vaziyette ele geçirilmiş olması nedeniyle 298 sayılı Kanun’un 148 inci maddesi yollamasıyla resmi belgede sahtecilik suçu sabit görülerek mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın sandıklardan artan 6 adet mühürlü oy pusulasını ilk adayı işaretleyerek sandığa atmak üzere hazırlayıp zarflarıyla birlikte koridorda elinde bulundurduğu esnada suçüstü yakalandığı, bu eylemi nedeniyle 298 sayılı Kanun’un 148 inci maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davası açılarak mahkumiyetine hükmedildiği, oysaki sanığın eyleminin 298 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki ”Mükerrer oy vermeye teşebbüs eden veya veren kimse hakkında da ikinci fıkra hükmü uygulanır.” hükmünde düzenlenen suçu oluşturduğu ve bu madde uyarınca aynı Kanun’un 160 ınci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiği gözardı edilerek sanık hakkında yanılgılı suç vasfı belirlemesiyle resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,
2. Kabule göre de;
a. Suça konu belge sayısı temel cezanın belirlenmesinde teşdit nedeni sayılmayarak alt sınırdan ceza tayini,
b. Adli emanetin 2014/3936 sırasına kayıtlı emanet hakkında bir karar verilmemiş olması,
c. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,
Nedenleriyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2014/968 Esas, 2015/469 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz olmadığından 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.09.2023 tarihinde karar verildi.