YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10907
KARAR NO : 2023/6917
KARAR TARİHİ : 09.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/75 E., 2015/900 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2015/75 Esas, 2015/900 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; dosyanın yeniden incelenmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. 05.12.2014 tarihinde suç işlediği şüphesiyle yakalanan sanık …’ün üzerinde abisi … adına düzenlenmiş ancak kendi fotoğrafı yapıştırılmış nüfus cüzdanı aslının ele geçirildiği, sanığın kolluk tarafından önceden tanınması nedeniyle sanığa ait doğru kimlik bilgileri ile yapılan GBT sorgulamasında sanık hakkında 21.02.2013 tarihli resmi belgede sahtecilik soruşturmasının devam ettiği tespit edilmiştir.
2. Birleşen soruşturmada 21.02.2013 tarihinde suç işlediği şüphesiyle yakalanan sanık …’ün, abisi … adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ibraz ettiği, belgenin fotokopisi çekildikten sonra aslının sanığa iade edildiği, …’ün mahkeme husuzunda verdiği savunmasında; 21.02.2013 tarihinde yakalanan kişi olmadığını, kardeşi …’ün yakalandığını beyan etmesi karşısında, … hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, …’ün firari olması nedeniyle hakkında yakalama kararı çıkarılıp sahtecilik dosyasının tefrik edildiği, sanığın 05.12.2014 tarihinde yakalandığı, üzerinden dava konusu belge aslının ele geçirildiği olayda, sanık …’ün devam eden eylemi nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
3. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.10.2018 tarihli ve 2013/278 Esas, 2018/626 Karar sayılı dosyasında, sanığın iftira ve kaçakçılık suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Kriminal rapor ile suça konu nüfus cüzdanının baskı tekniği, kalitesi, renk tonu, soğuk ve mürekkepli mühür izlerinin yapısı yönünden orijinalinden farklı olduğu, yapılan sahteciliği aldatma niteliği bulunduğu tespitlerinin yapılmış olduğu anlaşılmıştır.
5. Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmiştir.
6. Suça konu nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği ve denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının tayin ve takdiri hakime ait olup, yasal unsurlarının tam olup olmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda gözlem yapılması gerekiyorsa da, dosyada aslı bulunan suça konu nüfus cüzdanı üzerinde heyet olarak yapılan incelemede; bu hali ile aldatıcılık niteliğinin bulunduğu tespit edildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Tekerrüre esas alınan ilama konu 5237 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hırsızlık suçunun 02.12.2016 tarihli resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
4. Dosya kapsamı itibarıyla, sanığın mahkûmiyetine yönelik hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2015/75 Esas, 2015/900 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.10.2023 tarihinde karar verildi.