YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/28991
KARAR NO : 2023/7865
KARAR TARİHİ : 01.11.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/314 E., 2015/282 K.
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihli ve 2013/314 Esas, 2015/282 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının ertelenmesine, nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat; sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.01.2021 tarihli, 15-2016/31431 sayılı ve sanıklar hakkında kurulan beraat ile mahkumiyet hükümlerinin onanması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’nin temyiz isteği; mahkûmiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmaları gerekirken, sanık …’nın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, sanık …’nin nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatine, resmi belgede sahtecilik suçundan verilen cezanın da ertelenmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar hakkında, suça konu sahte üretilmiş çeki aralarındaki ticari ilişki sonucunda katılana vermek suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Katılan anlatımlarında; ticari faaliyetlerinden dolayı sanıkların birikmiş 13.000,00 TL civarında
borcu bulunduğunu, sanıklardan …’in bu borca karşılık suça konu 23.000,00 TL’lik çeki getirdiğini, borçları düşüldükten sonra kalan 10.000,00 TL’yi nakit ödeyerek çeki aldığını beyan etmiştir.
3. Sanık … sorgusunda;…Grup … adlı şahıs şirketinin işlerini vekaletname ile kendisinin yürüttüğünü, diğer sanık …’nın da gayriresmi ortağı olduğunu, suça konu çeki açık kimlik bilgileri ve adresini bilmediği Yasin Akın isimli kişiden aldığını, tanıdığı için ciro yaptırmadığını, ortağı olan …’nın da çekte ciranta olduğunu, çek ön yüzündeki yazıların kendisine ait olduğunu ancak keşideci imzasını kendisinin atmadığını, katılana 13.000,00 TL civarında borçları bulunduğu için suça konu 23.000,00 TL bedelli çeki verdiklerinde 10.000,00 TL de nakit para aldıklarını beyan etmiştir.
4. Sanık … sorgusunda; sanık … ile gayri resmi ortak olduklarını, suça konu çeki …ın getirdiğini, çeki ciro ederek borçları karşılığında katılan şirkete teslim ettiklerini, sahte olduğunu bilmediklerini beyan etmiştir.
5. Mahkemece, sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet, suça konu çekin önceden doğan borç karşılığında verilmesi nedeniyle unsurları oluşmadığı gerekçesiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat, sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraat hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet ve Beraat Hükümleri Yönünden
1. Şikayet dilekçesi ile anlatımlardan, 06.09.2011 keşide tarihli olan suça konu çekin bu tarihten önce katılan şirkete verildiği anlaşılmakla, en aleyhe kabulle suç tarihinin 06.09.2011 olduğu belirlenmiştir.
2. Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
İddia, savunma ve tüm dosya kapsamı karşısında; önceden doğan 13.000,00 TL borç karşılığında 23.000,00 TL bedelli tamamen sahte oluşturulmuş çek verildiği sırada katılandan ayrıca 10.000,00 TL alındığının anlaşılması karşısında, 10.000,00 TL’nin önceden doğan borç olmadığı, yüklenen suçun sübut bulduğu gözetilmeden beraat hükümleri kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet ve Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihli ve 2013/314 Esas, 2015/282 Karar sayılı kararına yönelik sanık … ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihli ve 2013/314 Esas, 2015/282 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.