YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11864
KARAR NO : 2023/5949
KARAR TARİHİ : 11.09.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/147 E. 2015/219 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2015 tarihli ve 2015/147 Esas, 2015/219 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 54 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve müsadereye karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; sanığın, Safranbolu Esnaf ve Kefalet Kooperatifine olan kredi borcuna karşılık, suça konu 41.200,00 TL bedelli sahte çekin arkasını cirolayıp verdiği ve bu şekilde atılı suçu işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.
3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, kurumların cevabi yazıları, yazı-imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporu, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup çek aslının adli emanete alındığı anlaşılmıştır.
4. Suça konu çek belgesi aslı duruşmada incelenerek aldatma niteliği bulunduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A) Tebliğname Yönünden
Hükmolunan sonuç ceza miktarına nazaran sanık lehine uygulanma olanağı bulunan tek düzenlemenin 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdiri indirim sebebi olduğu, Mahkemece sanık hakkında kurulan hükümde takdiri indirim sebebine yer verildiği belirlendiğinden, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B) Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarihli ve 1/5 ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. Türk Ticaret Kanunu uyarınca çek metninde bulunması gerekli zorunlu unsurlardan olan keşide yerinin bulunmaması halinde belge, özel belge niteliğinde olacaktır. Suça konu çek örneği üzerinde heyetimizce yapılan gözlemde keşide yerinin belirtilmediği, bu nedenle çekin resmi belge vasfında bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesi uyarınca özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
b-Suça konu çek belgesi aslının dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi yerine, 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş,
c-Kabule göre de, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2015 tarihli ve 2015/147 Esas, 2015/219 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, değişik gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.09.2023 tarihinde karar verildi.