Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/4400 E. 2023/5944 K. 07.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4400
KARAR NO : 2023/5944
KARAR TARİHİ : 07.09.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/6 E., 2015/947 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 24.Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2014/6 Esas, 2015/947 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesi uyarınca erteli 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; konu ile ilgili bilgisi olan Suat Ergüven’in tanık olarak beyanı alınmadığına ve menfi tespit davasının sonucunun beklenilmesi gerektiğinden eksik incelemeye, erteleme kararının 5237 sayılı Kanun’un 51 nci maddesinin altıncı fıkrasındaki ifadelerinde zikredilerek verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, 33 MF 285 plakalı traktörünü 21.000 TL bedel karşılığında katılana sattığı, alacağının 18.000 TL’sini peşin, geri kalan 3.000 TL için noter satışından sonra tahsil etmek üzere suça konu senedi aldığı, daha sonra rakam ile “3.000 TL” olarak doldurulmuş olan bu senedin yazı bölümünü “otuzbin TL” yaparak, bu bedel üzerinden icra takibine koyduğundan bahisle açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmasında; üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek, olay tarihi öncesinde katılanın kardeşi olan Suat Ergüven ile önce traktör alışverişi yaptıklarını, daha sonra da tarla olarak karpuz satın aldığını, karpuzların bozuk çıkması üzerine bir yıl sonra ödenmesi için senet verdiklerini, ödeme günü yaklaştığında traktör alışverişi ile ilgili teminat olarak verdiği senedi icraya koyarak 30000 TL borçları karşılığında şantaj yaptıklarını, suça konu senedin yazıyla otuz bin olarak yazıldığını, ancak rakam ile sehven 3.000 TL yazılmış olduğunu, traktörün satışını veremediği için 21.000 TL’lik senet verdiğini, traktörü başka bir alıcıya 18.500 TL’ye sattıklarını, parayı katılan …’in aldığını, ancak senedi almayı unuttuğunu beyan etmiş; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü ve 207 inci maddelerinin uygulanma ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilerek savunmasının alınmış olduğu tespit edilmiştir.
3. Katılan …’in aşamalarda alınan beyanında; kardeşinin sanıktan bir traktör satın aldığını, 8.000 TL borcu bulunduğunu, kalan borcunu ödeyip devrini almak için sanık ile temasa geçtiğini, aracın devrini veremeyeceğini söylemesi üzerine 5.000 TL borcunu verip kalan 3.000 TL için senet verdiğini, sanığın aracın devrini vermediği için 21.000 TL’lik senet verdiğini, daha sonra aracın devri verilmeyince traktörü kendisine geri satmaya karar verdiklerini, 18.500 TL’ye anlaştıklarını, bu paradan 3.000 TL düşüp 15.500 TL’yi vereceğini, ancak vermeyince ellerinde bulunan senedi icraya verdiklerini, suça konu senetteki tüm yazıları sanığın yazdığını, senedin altındaki otuzbin yazısını da sanığın yazdığını beyan etmiştir.
4. Tanık … kovuşturma aşamasında alınan anlatımında; katılanın sanıktan traktör satın alması nedeniyle 8 veya 8,5 milyar sanığa borcu olduğunu, katılan ile birlikte sanığın yanına gittiklerini, katılanın traktörün satışını istediği, sanığın bunu kabul etmemesi üzerine borcuna karşılık 5.000 TL peşin verip geri kalan 3.000 TL için ise senet verdiğini, sanığın da traktör satışı için 21.000 TL’lik senedi katılana verdiğini, sanık traktörün satışını veremeyince katılanın parasını istediğini, bunun üzerine 18.500 TL’ye traktörün satışı konusunda anlaştıklarını, 3.000 TL’lik senet borcunu kesip geri kalan parayı istediği, ancak sanığın vermediğini, aralarında karpuz alım satım meselesinin bu olayla ilgili olmadığını beyan etmiştir.
5. Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 29.12.2011 tarihli ekspertiz raporuna göre; suça konu senetteki rakamla değer gösterilen “3.000” rakamlarının bir mavi mürekkepli kalem ile yazıldığı ve belirtilen bölümde herhangi bir tahrifata rastlanılmadığı; yazıyla değer gösteren bölümdeki “otuzbin” içerikli yazıların ikinci bir mavi mürekkepli kalem ile yazıldığı ve herhangi bir tahrifata rastlanılmadığı şeklinde rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır.
6.Mahkemece, sanığın imzalı ve yazı ile 3.000 TL olarak doldurulmuş olan senedin yazı bölümünün sonradan otuzbin TL yaparak kısmen doldurulmuş olan senedi verilme nedeninden farklı bir şekilde doldurduğu, suça konu bononun iki farklı değer içermesi nedeniyle bononun yasal unsurlarını taşıdığının kabul edilemeyeceği, kıymetli evrakın yasal unsurlarının tam olmadığından kambiyo senedi vasfı bulunmadığı belirlenerek özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın, 33 MF 285 plakalı traktörünü 21.000 TL bedel karşılığında katılana sattığı, alacağının 18.000 TL’sini peşin, geri kalan 3.000 TL için noter satışından sonra tahsil etmek üzere suça konu senedi aldığı, daha sonra rakam ile “3.000 TL” olarak doldurulmuş olan bu senedin yazı bölümünü “otuzbin TL” yaparak, bu bedel üzerinden icra takibine geçtiği, bu surette özel belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul olunan olayda, suça konu bononun katılan tarafından kendi rızası ile imzalanıp kısmen boş bir şekilde sanığa verildiği, sanık tarafından hukuki sonuç doğuracak şekilde anlaşmaya aykırı olarak bedel kısmının yazıyla doldurulmuş olduğu ve sanığın traktör satımına ilişkin hukuki ilişkiyi de doğruladığı dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın eyleminin uzlaştırma ve basit yargılama kapsamında kalan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 209 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki açığa imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine hükmedilmesi yasaya aykırı,
2. Kabule göre de;
a.)5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin yedinci fıkrasında “hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere infaz hâkiminin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin” belirtilmesi karşısında; mahkemece “sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi halinde cezanın aynen infaz edileceği, denetim süresinin iyi halle geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağının sanığa ihtarına” karar verilerek infazı kısıtlayacak şekilde hüküm kurulması,
b.) “Özel belgede sahtecilik” suçundan hüküm kurulduğu hâlde gerekçeli karar başlığında suç adının “Açığa imzanın kötüye kullanılması” olarak yanlış yazılması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Adana 24.Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2014/6 Esas, 2015/947 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.09.2023 tarihinde karar verildi.