YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1782
KARAR NO : 2021/8136
KARAR TARİHİ : 11.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜM : Mahkumiyet
1)213 sayılı VUK’nin 139/2. maddesine göre, incelemenin dairede yapılmasını gerektiren nedenlerden birinin varlığı önceden belirlenmeden, faaliyetini sürdüren mükelleflere defter, kayıt ve belgelerin ibrazı için yapılan tebligatların hukuken geçerli olmayacağı nazara alındığında; sanığın iş yerinin tebliğ tarihi itibarıyla faal olup olmadığı yönünden dosyada herhangi bir tespit bulunmaması ve sanığa vergi denetmeni tarafından defter ve belgelerini ibraz etmesi için çıkarılan tebligatın iş yeri adresinde tebliğ edildiği anlaşılmakla, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti açısından; suç tarihinde mükellefin hesaplarının dairede incelenmesine imkan veren 213 sayılı VUK’nin 139/2. maddesindeki istisnalardan birinin varlığının önceden belirlenip belirlenmediğinin, iş yerinde faaliyetin devam edip etmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, iş yeri dışında inceleme yapılmasına ilişkin bir tespit varsa belgesinin istenmesi, aksi takdirde yapılan tebligatın hukuki geçerliliği olmayacağı da gözetilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
2)Kabule göre de;
a)5271 sayılı CMK’nin 5728 sayılı Kanun ile değişik 231/5. maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu neticesinde oluşan herhangi bir somut maddi zarar bulunmadığı halde, ileride suç işlemeyeceği kanaatiyle cezası ertelenen ve engel adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmaması,
b)Defter ve belge isteme yazısının 30.11.2011 tarihinde tebliğ edilmesi nedeniyle, defter ve belgelerin ibrazı için verilen 15 günlük sürenin sonu olan suç tarihinin “16.12.2011” yerine, gerekçeli karar başlığında “2011” olarak yanlış gösterilmesi yasaya aykırı,
c) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 04.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.