YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9700
KARAR NO : 2020/7644
KARAR TARİHİ : 23.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanık hakkında, eski kayınpederi olan ve beraat eden diğer sanık adına imza atarak sahte çek düzenlediği iddiası ile resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı, sanığın savunmasında, diğer sanığın rahatsızlığı nedeni ile iş yerinde bulunmadığı zamanlarda onun yerine imza attığını, bu şekilde verdiği başka çeklerin de olduğunu, onların ödendiğini ve bir problem yaşanmadığını, ayrıca işlerin yürümesi için kendisine vekalet verdiğini, bu vekalete güvenerek de imza atarken herhangi bir sorun olmayacağını düşündüğünü beyan etmesi ve ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30/03/1992 gün ve 80/98 sayılı kararında açıklandığı ve Dairemizin benzer birçok kararında vurgulandığı üzere, belgelerde sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine imzanın atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden kastın varlığının ileri sürülemeyeceği; ancak rızanın kastı ortadan kaldırabilmesi için fiilin işlenmesinden önce açıklanmasının zorunlu olduğu, rızanın açık olabileceği gibi zımni de olabileceği göz önünde bulundurulduğunda; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından, sanığın, beraat eden diğer sanık adına daha önce çek keşide edip etmediği araştırılıp, keşide edilen çeklerin ödenip ödenmediğinin tespit edilmesi, ayrıca beraat eden sanık … aleyhine başlatılan icra takipleri var ise bunların akıbetinin sorulması ve icra dosyalarının onaylı suretlerinin dosya içerisine alınması, sanık hakkında aynı eylemler nedeniyle açılan başka davalar olup olmadığı araştırılarak açıldığının anlaşılması halinde getirtilip incelenmesi ve bu dosyayı ilgilendiren delillerin dosya arasında alınmasından sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/12/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.