YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2485
KARAR NO : 2023/432
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/473 E., 2019/319 K.
SUÇ : Vergi Usul Kanununa aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Sanık …, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2014 tarihli ve 2013/525 Esas, 2014/260 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında sahte fatura kullanma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat, sanık … hakkında sahte fatura kullanma suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2014 tarihli ve 2013/525 Esas, 2014/260 Karar sayılı kararlarının sanık … ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 30.06.2016 tarihli ve 2016/8176 Esas, 2016/6259 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında sahte fatura düzenleme suçundan açılan kamu davası hakkında hüküm kurulması mümkün görülmüş, sanık … hakkında Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Malatya Rapor Değerlendirme Komisyonu tarafından verilen mütalaanın 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçuna yönelik olması karşısında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 367 nci maddesi uyarınca sanık hakkında dava şartı olan mütalaa alınmadan açılan kamu davasına devamla, beraat hükmü kurulması ve her iki sanık hakkında kurulan hükümler yönünden de eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Malatya 1. Asliye Ceza Ceza Mahkemesinin 09.05.2019 tarihli ve 2016/473 Esas, 2019/319 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında Vergi Usul Kanunu’na aykırılık suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, sanık … hakkında vergi kayıt ve belgelerini vergi müfettişine ibraz etmemek suçundan 5904 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesi ile değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (b) fıkrasının birinci bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanık … hakkında verilen mütalaanın 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçuna ilişkin olduğu halde sanık hakkında sahte fatura kullanma suçu nedeniyle kamu davası açıldığı, bozma kararı sonrasında da sahte fatura kullanma suçundan sanık hakkında verilen mütalaa bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmesi gerektiği, bu nedenle bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık …’ın temyiz istemi, eşi olan diğer sanık …’ın, … isimli kişinin yanında işçi olarak çalıştığı, bu kişinin isteği üzerine şirkete ortak olarak girdiklerini, …’ın şirketi daha sonra kendi üzerine alacağını söylemesine rağmen almadığını, kendisinin ve eşi …’ın şirket işleriyle bir ilgilerinin olmadığını, kararın gerekçesiz olduğunu, hukuka aykırı delillerle hüküm kurulduğunu ve lehine olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
B. Katılan vekilinin temyiz istemi, sanık …’ın şirkete ortak olması nedeniyle sorumlu olduğu ve hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği, sanık … hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Vergi Denetim Kurulu, Malatya Grup Başkanlığının 24.12.2012 tarihli mütalaa formunun, sanık … hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme, sanık … hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma suçlarına ilişkin olduğu, Malatya Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının 17.12.2012 tarihli vergi tekniği raporuna göre, sanıkların 02.03.2009 tarihinde Telsa Telekomünikasyon Elek. …. Ltd. Şti.ni devraldıkları, sanık …’ın şirket ortağı ve yetkilisi, sanık …’ın ise şirket ortağı olduğu, şirkete ait iş yerinin kira olduğu, mülk sahibi Mehmet Çağıl’a tarh dosyasında bulunan şirkete ait kira sözleşmesi gösterilerek alınan beyanında; söz konusu iş yerinin mülkiyetinin kendisine ait olmadığını, kira sözleşmesinin kendisi tarafından düzenlenmediğini ve sanıkları tanımadığını ifade ettiği, 06.12.2010 tarihinde şirket adresinde yapılan yoklamada; adresin boş ve kapalı olduğu, çevreden yapılan araştırmada, mükellef kurumun adresten Ağustos/2009 tarihinde ayrıldığı, iş yerini boş ve kapalı olduğunun tespit edildiği, şirket tarafından verilen Ba-Bs bildirimlerine göre 2011 takvim yılında, 3 şirketten 15 adet fatura karşılığında 541.150 TL mal alışı yapıldığı, 3 şirkete toplam 10 adet fatura karşılığında 541.150 TL mal satışı yapıldığı, ancak karşı mükellefler nezdinde yapılan araştırmada, mükellef şirketin 1.156.850 TL tutarında fatura düzenlediğinin tespit edildiği belirtilmiştir.
2. Sanıklar savunmalarında özetle; şirkete … isimli kişinin isteği ile ortak ve yönetici olduklarını, şirket işleriyle bu kişinin ilgilendiğini, kendilerinin sahte fatura düzenlemediklerini ve kullanmadıklarını beyan etmişlerdir.
3. Tanık … ifadesinde; sanık …’ın kendi mağazasında çalıştığını, Telsa Telekomünikasyon … Ltd. Şti. ile bir ilgisinin bulunmadığını, şirketi kendisinin kurdurtmadığını, sanıkların neden kendi adını verdiklerini bilmediğini beyan etmiştir.
4. … hakkında Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 31.05.2013 tarihli ve 2012/25958 soruşturma numaralı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür.
5. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 30.06.2016 tarihli ve 2016/8176 Esas, 2016/6259 Karar sayılı bozma kararı doğrultusunda, sanık … hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan mütalaa verilmesi için yazılan yazıya Malatya Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığınca verilen 01.06.2017 tarihli cevap yazısıyla, sanık … hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilen Vergi Denetim Kurulu Malatya Grup Başkanlığının 24.12.2012 tarihli mütalaa formunun gönderildiği görülmüş, Telsa Telekomünikasyon Şirketi tarafından düzenlendiği iddia edilen suça konu sahte, asılları temin edilemediğinden, faturalardaki yazı ve imzaların aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesi yapılamadığı anlaşılmış, sahte faturaları düzenleyen/kullanan şirketler hakkında düzenlenen vergi raporlarının ilgili vergi dairelerinden getirtildiği ve dosyaya konulduğu görülmüş, Sayıştay Emekli Uzman Denetçilerinden alınan 24.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Telsa Telekomünikasyon Şirketinin 2011 takvim yılında KDV hariç 541.150,00 TL tutarında 15 adet belgenin sahte olduğunun bilinerek kullanıldığı, KDV hariç 1.021.000,00 TL tutarındaki 11 adet belgenin gerçek bir mal ve hizmet ifasına dayalı olmaksızın düzenlendiği, sanık …’ın 2011 yılında mükellef şirketin yöneticisi olması nedeniyle sahte fatura düzenleme ve kullanma eylemlerinden doğrudan sorumlu olduğu, sanık …’ın ise şirketin yöneticisi olmaması nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Tebliğname Yönünden
Sanık … hakkında Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca 31.05.2013 tarihli ve 2013/4341 Esas sayılı iddianame ile sahte fatura düzenleme suçundan da dava açıldığı, ayrıca sahte fatura kullanma suçundan diğer sanık … hakkında mütalaa verildiği anlaşılmakla, sanık … hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmesi gerektiğine ilişkin bozma isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Katılan Vekili ve Sanık …’ın Temyizi Yönünden
1. Sanıklar hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma suçlarından açılan kamu davalarında; sanıkların savunmalarına göre, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
a) Sanıkların şirketi devraldıkları tarih itibarıyla işletmenin faaliyetine ilişkin vergi dairesi ve ilgili kurumlara sunulan tüm belge asılları ile düzenlenen yoklama fişleri, tebliğ alındı belgeleri, işletme adına basılan faturaların teslimine ilişkin bilgi formları asıllarının getirtilmesi; gerekirse belgelerdeki yazı ve imzaların sanıklara ait olup olmadığının araştırılması,
b)İşletmenin faaliyetine ilişkin beyannamelerin kim tarafından verildiğinin araştırılması, beyannamelerin muhasebeci tarafından verildiğinin anlaşılması hâlinde; söz konusu kişinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile duruşmaya tanık sıfatıyla çağrılarak CMK’nin 46 ncı ve 48 nci maddeleri uyarınca çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra sanıkları tanıyıp tanımadığı ve suç tarihinde şirket işleriyle fiilen kimin ilgilendiği ve kimin talimatı ile işlem yaptığının sorulması,
c)Faturaları düzenleyen/kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48 nci maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sanıkları tanıyıp tanımadıkları, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kime verdiklerini/kimden aldıklarını ve faturaların kullanılması/düzenlenmesi konusunda sanıkların bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile beraat ve mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanık … hakkında dava şartı olan rapor değerlendirme komisyon mütalaasına uygun olarak 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarından kamu davaları açıldığı, hükmün gerekçe kısmında “şirketin 2011 vergi takvim yılı içerisinde vergi kayıtlarında komisyon karşılığı düzenlenmiş sahte faturalar kullandığı, bu sahte faturalar nedeniyle 4.914.30,00 TL KDV kaybına sebebiyet vermek suretiyle sanığın atılı suçu işlediği, kabul edilmesine karşın hüküm fıkrasında ise suçun, “vergi kayıt ve belgelerini vergi müfettişine ibraz etmemek” olarak nitelendirilip uygulama maddesinin ise 5904 sayılı Yasanın 23 üncü maddesi ile değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (b) fıkrasının birinci bendi olarak yazılması suretiyle karışıklığa sebep olunması hukuka aykırı görülmüştür.
3. Suçların sübutu halinde ise; hükümlerden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2019 tarihli ve 2016/473 Esas, 2019/319 Karar sayılı kararlarına yönelik katılan vekili ile sanık …’ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun, kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.