Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/15599 E. 2023/11110 K. 27.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15599
KARAR NO : 2023/11110
KARAR TARİHİ : 27.12.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/156 E., 2018/350 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
SUÇ TARİHLERİ : 11.01.2012, 15.01.2012
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A-1. Büyükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.10.2014 tarihli kararıyla sanık hakkında,
a. Dolandırıcılık suçundan, 10 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. İftira suçundan, 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
2. Sanığın temyiz talebinde bulunması üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından anılan hükümlerin; … sanığa yüklenen dolandırıcılık fiilinin sübutu hâlinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde öngörülen kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağı ve aradaki bağlantı nedeniyle başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçuna ilişkin delillerin takdirinin ağır ceza mahkemesine ait olması nedeniyle, bozulmasına karar verilmiştir.
3. Büyükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2018 tarihli kararıyla görevsizlik kararı üzerine yapılan yargılamada, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2018 tarihli ve 2018/156 Esas, 2018/350 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
a. Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri ile 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. İftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
B- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.03.2019 tarihli, 15-2019/19136 sayılı ve sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ile başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin bozulması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği özetle; mahkûmiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve suçsuz olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, aracını satış için ilana koyan şikâyetçi … (…) ile iletişime geçtiği, üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan ve şikâyetçi …’nun (…) kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını kullanıp kendisini … olarak tanıtarak aracın satışı konusunda anlaştığı …’a bir miktar kapora verip geri kalan 21.750,00 TL’yi bankadan çekip vereceğini söylediği, sanığa güvenen …’ın, sanığın yanında çalışan Y. U. ile birlikte notere giderek aracın devrini verdiği ancak sanığın 21.750,00 TL’yi ödemediği gibi sonrasında …’ın da sanığa ulaşamadığı, nüfus idaresinin maddi varlığı olan nüfus cüzdanını kullanan sanığın katılanı hileli hareketlerle yanıltıp haksız menfaat elde etmek suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarınının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiştir.
2. …’ın şikâyeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında yakalanan sanığın, polis memurlarına kendisini … olarak tanıtıp … aleyhine dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmasına neden olmak suretiyle, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu işlediği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Büyükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2018 tarihli görevsizlik kararı üzerine Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada, şikâyetçi …’nun davadan ve duruşma tarihinden usulüne uygun biçimde haberdar edilmesine rağmen duruşmaya katılmadığı ve dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Kanun’un 235 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve 210 uncu maddesinin birinci fıkrasında öngörülen şartların gerçekleşmediği anlaşılmakla, Tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda gösterilen düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir

4. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen ve aşağıda gösterilen bozma nedeni dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılamada, sanığın 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kazanılmış hakkının gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

B. İftira Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Gerekçeli karar başlığında ve sanık hakkında kurulan hükümde, sübuta konu suç adının başkasına ait kimlik ve kimlik bilgilerinin kullanılması yerine iftira olarak gösterilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
2. 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunu yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
A. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A-4) bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2018 tarihli ve 2018/156 Esas, 2018/350 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında netice cezanın yazıldığı paragraftan sonra gelmek üzere “Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının miktarı ile paranın satın alma gücü ve ekonomik durumu dikkate alınarak, sonuç olarak verilen 20.000,00 TL adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince takdiren 24 ay süre ile aylık eşit taksitler halinde tahsiline,” cümlesinin eklenmesine suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. İftira Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2018 tarihli ve 2018/156 Esas, 2018/350 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.12.2023 tarihinde karar verildi.