YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16060
KARAR NO : 2023/6912
KARAR TARİHİ : 09.10.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/93 E., 2019/132 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.06.2014 tarihli ve 2013/388 Esas, 2014/208 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesi, 168 inci maddenin ikinci fıkrası, 62 nci ve 50 nci maddeleri uyarınca 3.000 TL ve 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.06.2014 tarihli ve 2013/388 Esas, 2014/208 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15 . Ceza Dairesinin 19.12.2017 tarihli ve 2017/27161 Esas, 2017/27895 Karar sayılı kararı ile sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2019 tarihli ve 2018/93 Esas 2019/132 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesi, 168 inci maddenin ikinci fıkrası, 62 nci ve 50 nci maddesi uyarınca 3.000 TL ve 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; hukuka aykırı kararın kaldırılmasına, şikayetten vazgeçen mağdura uzlaşmanın mahiyeti anlatılmadığından bahisle kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ve mağdurun suç tarihinde boşanmış oldukları, mağdurun kullanımında olan 05063008052 numaralı hatta ilişkin kapatılma talebinin mağdur tarafından 13.09.2011 tarihinde bizzat AVEA bayisine dilekçe sunularak bildirildiği, mağdurun 2012 yılı Mayıs ayında telefon hattına ait ödenmeyen faturalar sebebiyle icra takibi başlatılacağına dair bilgi edinmesi üzerine yaptığı araştırmada hattın kapatma talebinden sonra kullanılmaya devam ettiğini öğrendiği, şikayet üzerine yapılan soruşturmada söz konusu hattın sanık tarafından AVEA müşteri hizmetlerinin 14.09.2011 tarihinde aranıp kendisini mağdur olarak tanıtması ve kapatma talebinin geri alınması suretiyle kullanılmaya devam ettiği, kullanıma 2012 haziran ayına kadar devam edildiği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş, mağdurun bilgisi dahilinde hattı kullanmaya devam ettiğini, AVEA müşteri hizmetleriyle yaptığı görüşmeyi ise doğrulayarak zaten kullanımında olan hat olduğunu, 14.09.2011 tarihinde arama yapamayınca müşteri hizmetlerini aradığını, iptal edildiğini öğrenince hatalı işlem olduğunu söylediğini , açılan hattı kullanmaya devam ettiğini, suç kastı olmadığını belirtmiştir.
3. AVEA müşteri hizmetleri ile sanık arasında yapılan 14.09.2011 tarihli görüşmede sanığın kendisini boşandığı eşi ”senan” olarak tanıttığı, doğum günü bilgisi ile annesinin kızlık soyadına ilişkin bilgileri verdiği görülmüştür.
4. 03.04.2018 tarihli uzlaştırma raporunda, mağdurun uzlaşmak istememesi nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığının rapor edildiği tespit edilmiştir.
5. Sanık kovuşturma aşamasında mağdurun zararını gidermiştir.
6. Mahkemece, sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Suçun suça konu hattın kullanılmaya başlandığı 14.09.2011 tarihinde işlenmeye başlandığı, hattın kullanıma kapatıldığı Haziran 2012 tarihine kadar devam ettiği, suç tarihinin menfaatin en son temin edildiği haziran 2012 tarihi olduğu nazara alındığında; gerekçeli karar başlığında 23.11.2011 olarak yazılan suç tarihinin mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; sonuç ceza olarak 3.000,00 TL ve 20 TL adli para cezasına hükmedilmesine rağmen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmesi dışında, bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2019 tarihli ve 2018/193 Esas, 2019/132 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından hak yoksunluklarının uygulanmasına dair bölümlerin çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.10.2023 tarihinde karar verildi.