YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2047
KARAR NO : 2023/9552
KARAR TARİHİ : 06.12.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/386 E., 2016/55 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2016 tarihli ve 2015/386 Esas, 2016/55 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; mahkûmiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, Sarp sınır kapısından giriş yapmak istediği sırada ibraz ettiği nüfus cüzdanının sahte olduğunun anlaşıldığından bahisle resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık sorgusunda; suçu ikrar etmiştir.
3. Soruşturma aşamasında temin edilen Emniyet Kriminal Uzmanlık raporu ile; suça konu nüfus cüzdanının, tamamen sahte olarak oluşturulduğu, sahteliğinin ilk bakışta ve kolaylıkla dikkati çekmeyeceği, aldatma niteliğinin bulunduğu; kovuşturma aşamasında temin edilen Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi raporu ile de belgenin tümden sahte olarak oluşturulduğu belirlenmiştir.
4. Mahkemece, 20.10.2015 günlü celsede suça konu belgenin incelenerek özelliklerinin tutanağa yazıldığı görülmüştür.
5. İddia, savunma, kriminal raporlar ve tüm dosya kapsamı karşısında; yüklenen suçun sübutu kabul edilerek, mahkûmiyet hükmü kurulmuştur
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarih ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan ağırının esas alınması gerekeceğinden, adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır bir cezayı içeren Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/460 Esas ve 2005/89 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 24 yıl hapis cezasını içerir hükümlülüğün tekerürre esas alınması gerektiği gözetilmeden, Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2000/351 Esas ve 2002/11 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 23 yıl 4 ay 1 gün hapis cezasını içerir hükümlülüğün tekerrüre esas alınması ve koşulları oluşmadığı halde sanığın ikinci kez mükerrir sayılmasına karar verilerek 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uygulamasında koşullu salıverilmeden yararlanamayacağına karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2016 tarihli ve 2015/386 Esas, 2016/55 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/460 Esas ve 2005/89 Karar sayılı mahkûmiyet hükmü tekerrüre esas teşkil ettiğinden, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin 6 ncı ve 7 nci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile oluşan duruma göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.