Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/13554 E. 2012/14305 K. 12.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13554
KARAR NO : 2012/14305
KARAR TARİHİ : 12.06.2012

Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2011/11838 sayılı soruşturma sırasında, Avukat …’in soruşturma evrakını inceleme talebinin reddine ilişkin karara karşı adı geçen avukatın itirazının kabulüne dair Aydın 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 24/11/2011 tarihli ve 2011/1049 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itiraz üzerine, sulh ceza mahkemesinin itiraz mercii olarak verdiği karar kesin olduğundan bir karar verilmesine yer olmadığına ilişkin, Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/12/2011 tarihli ve 2011/301 değişik is sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 03.04.2012 gün ve 19790 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2012 gün ve 100084 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında “Dosya kapsamına göre; Avukat …’in 2011/11838 sayılı soruşturma evrakını inceleme talebinin reddine ilişkin Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 22/11/2011 tarihli kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın iptaline dair Aydın 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 24/11/2011 tarihli kararı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 267. maddesinde yer alan “Hâkim kararı ile kanunun gösterdiği hallerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.” hükmü karşısında itiraz kabiliyetine haiz bulunduğu cihetle, itiraz konusunda inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekliği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 267. maddesinde “Hakim kararları ile kanunun gösterdiği hallerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.” 268. maddesinde ise “Hakim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca bir hüküm koymadığı hallerde 35’inci maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde karan veren merciine verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır…” hükümleri yer almaktadır.
İncelenen dosyada, 24.11.2011 tarihli Aydın 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/ 1049 değişik iş sayılı kararına, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca 25.11.2011 tarihinde süresinde itiraz edildiği ve itiraz üzerine inceleme merci olan Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yasal süresinde yapılan itirazı esastan inceleyerek karar vermesi gerekirken, “Aydın Sulh Ceza Mahkemesinin kararının kesin olduğundan bahisle bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde karar verilmesi hukuka aykırıdır.
İstem yazısındaki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, yasa yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği düşünce yerinde görüldüğünden, Aydın 3. Asliye Mahkemesince itiraz üzerine verilen 02.12.2011 tarih ve 2011/301 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı C.Y.Y.’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince sonraki işlemlerin itiraz merciince yerinde tamamlanmasına, 12.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.