Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/24993 E. 2023/1083 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24993
KARAR NO : 2023/1083
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/154 E., 2019/404 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
SUÇ TARİHLERİ : 15.03.2011
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, düzeltilerek onama

Bozmadan sonra verilen kararların temyiz incelemesinin Yargıtay tarafından yapılması ve temyiz süresinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesine göre belirlenmesi gerekirken hüküm fıkrasında temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilerek sanığın süre konusunda yanıltılması nedeniyle, sanığın temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2013 tarihli ve 2013/23 Esas, 2013/46 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine ve hak yoksunluklarına, dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis, 4420 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine 2 yıl denetim süresi belirlenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2013 tarihli ve 2013/23 Esas, 2013/46 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 03.04.2017 tarihli ve 2014/19357 Esas, 2017/8529 Karar sayılı kararı ile eksik incelemeden bozulmuştur.
3. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2019 tarihli ve 2017/154 Esas, 2019/404 Karar kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine ve hak yoksunluklarına, dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis, 4420 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine 2 yıl denetim süresi belirlenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, … isimli kişiye ayakkabı kutu ve kolisi yaparak 2 kamyon ile Adana’ya gönderdiğini ve sonrasında suça konu çeki aldığını, giden mallara ilişkin sevk irsaliyesi düzenlediğini, sevk irsaliyelerinde kamyonların plakalarının ve şoförlerinin isimlerinin de yazılı olduğunu, bu kişilerin özellikle de Fahri Topal isimli şoförün tanık olarak dinlenmesini istediğini, ayrıca …’den aldığı başka bir çek üzerine bu kişinin sürücü belgesinin numarasını yazdığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde mağdur … tarafından Ziraat Bankası Gaziosmanpaşa Şubesine tahsil için ibraz edilen suça konu keşidecisi Özdemirler Alışveriş Merkezi Gıda… Ltd. Şti. olan çekin sahte olduğu, mağdur …’ın çeki iş yerini devrettiği sanık …’ten aldığını beyan etmesi üzerine sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından kamu davaları açıldığı anlaşılmıştır.
2. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 17.03.2011 tarihli ekspertiz raporunda, suça konu çekin tamamen sahte olduğu ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu, adli tıp ve grafoloji uzmanlarından 07.03.2012 ve 14.10.2012 tarihlerinde alınan bilirkişi raporlarında; çekin ön yüzündeki yazı ve keşideci imzasının sanık, katılan … ve tanık …’in eli ürünü olmadığı, … adına atılı bulunan ciro imzasının adı geçenin eli ürünü olmadığı belirtilmiştir.
3. Sanık aşamalardaki savunmalarında; suça konu çeki mağdur …’a kendisinin verdiğini, çeki 12.12.2010 tarihinde … isimli, Gedikpaşa semtinde ayakkabı imalatı yapan kişiden, satmış olduğu mallar karşılığında aldığını, çekleri alırken bu şahsın sürücü belgesinin fotokopisini de aldığını, bulduğu takdirde ibraz edeceğini, söz konusu satışa ilişkin fatura düzenlemediğini sevk irsaliyesi düzenlediğini, bu şahıstan suça konu çek ile birlikte 7-8 tane daha çek aldığını, çeklerden biri dışında diğerlerinin sahte çıktığını, söz konusu çeklerden sahte çıkan iki tanesi ile ilgili olarak İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinde hakkında kamu davaları açıldığını ve beraat kararı verildiğini, çeklerin sahte çıkması üzerine … hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, mahkemede … olarak ifade veren kişinin kendisine suça konu çeki veren şahıs olmadığını, ancak sürücü belgesindeki kimlik bilgilerinin bu kişi ile tuttuğunu, kendisine çek veren …’in bu ismi sahte olarak kullanmış olabileceğini düşündüğünü, çekin sahte çıkması üzerine mağdur …’ın zararını karşıladığını beyan etmiştir.
4. Sanık … ile olan ticari ilişkisine dayanak 25.12.2010 ve 18.12.2010 tarihli sevk irsaliyesi fotokopilerini temyiz dilekçesi ekinde dosyaya sunmuştur.
5. Mağdur … beyanında; suça konu çeki iş yerini devretmesi karşılığında huzurdaki sanığın kendisine verdiğini, tahsil için bankaya gittiğinde sahte olduğunun söylendiğini, sanıktan çek bedelinin tamamını aldığını, sanığın sahte çeki kendisine bilerek verdiğini sanmadığını, sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmiştir.
6. Katılan … beyanında; suça konu çek ile bir ilgisinin olmadığını, kendisine ait olan Gümüş Deri Tekstil isimli şirket adına basılı bulunan kaşenin şirketine ait olmadığını, … adına atılan ciro imzasının kendisine ait olmadığını, herhangi bir zararının olmadığını beyan etmiştir.
7. Tanık … beyanında; sanığı tanımadığını, ona çek vermediğini, daha önce İstanbul İline hiç gitmediğini ve hiç çek düzenlemediğini, bu nedenle suça konu çek ile bir alakasının olmadığını beyan etmiştir.
8. Sanığın soruşturma evresinde verdiği beyanında, …’e ait olduğunu söylediği telefon numarasının … isimli şahsa ait olduğuna dair Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’ye ait 02.05.2011 tarihli yazı dosyaya konulmuştur.
9. Tanık … beyanında; söz konusu telefon numarası aboneliğinin kendisine ait olmadığını, bu numarayı hiç kullanmadığını, hiç çek kullanmadığını, sanığı tanımadığını, kimlik bilgilerinin kullanılarak böyle bir suç işlenmiş olabileceğini beyan etmiştir.
10. Sanığın …’den aldığını iddia ettiği Ziraat Bankası Yusufeli Şubesine ait 15.02.2011 keşide tarihli ve yine Ziraat Bankası Gürsu Şubesine ait 30.03.2011 keşide tarihli çeklerle ilgili sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davaları açıldığı, Mahkemece her iki suçtan beraat kararı verildiği, kararın Yargıtay 11. Ceza Dairesinde temyiz incelemesinde olduğu anlaşılmıştır.
11. Hukuki Süreç Bölümünün (2) numaralı paragrafında belirtilen bozma kararı doğrultusunda, Mahkemece Gedikpaşa semtinde … isimli kişinin iş yerinin olup olmadığına dair yapılan emniyet araştırması neticesinde tutulan 02.06.2017 tarihli tutanakta; söz konusu semtte adı geçen kişinin iş yerinin bulunmadığı, semtte ayakkabı işi ile uğraşan kişilere sorulduğunda tanıyan ve bilenin bulunmadığı belirtilmiştir.
12. Sanık tarafından … hakkında yapılan şikayet nedeniyle … hakkında Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 25.11.2012 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile ifade tutanakları dosyaya konulmuştur.

III. GEREKÇE

A. Sanığın suça konu çeki, kendisini … olarak tanıtan şahsa sattığı mukavva koli ve kutu karşılığında aldığını ve satın aldığı ürünler karşılığında da mağdur …’a verdiğini, mağdur … ile arkadaş olduklarını ve yaklaşık 10 yıldır ticari ilişkilerinin olduğunu beyan ederek … olarak tanıtan kişi ile olan ticari ilişkisini belgelendirmesi, mağdur …’ın suça konu çeki sattığı ürünler karşılığında sanıktan aldığını, çeki bankaya ibrazında sahte olduğunun anlaşılması üzerine sanığın zararını giderdiğini, sanığın bilerek kendisine sahte çeki verdiğini düşünmediğini ve sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın suça konu sahte çeki bilerek kullandığına sahtecilik ve dolandırıcılık kastı ile hakaret ettiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle sanığın atılı suçlardan beraati yerine mahkumiyetine hükmolunması nedeniyle temyize konu kararlar hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Kabule göre de; dolandırıcılık suçundan hükmedilen kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin ve resmi belgede sahtecilik suçu yönünden, uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyundaki kişiler yönünden uygulanmayacağının gözetilmemesi isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle temyize konu kararlar hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2019 tarihli ve 2017/154 Esas, 2019/404 Karar sayılı kararlarına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2023 tarihinde karar verildi.