YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2888
KARAR NO : 2024/359
KARAR TARİHİ : 15.01.2024
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/737 E., 2016/23 K.
SUÇ : Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.01.2016 tarihli ve 2015/737 Esas, 2016/23 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 205 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … ile sanık … müdafiinin temyiz istekleri; her iki sanık hakkında beraat kararları verilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Baba oğul olan sanıkların, olay günü…5. İcra Dairesinin 2015/1366 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen icra takibi nedeniyle iş yerine haciz işlemleri için giden icra memuru ve avukatın, haciz tutanağı tanzimini tamamlamalarını müteakip araçlarına bindikleri sırada, aracın kapısını açarak icra memurunun elinden icra dosyasını alıp tanzim edilen haciz tutanağını yırtmak suretiyle yok ettikleri anlaşılmıştır.
2. Sanıklar suçlamaları kabul etmemişlerdir.
3. İcra memuru olarak görev yapan A.Y. ile avukat olarak görev yapan M.A.’nın aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
4. Dava dosyasında mevcut 25.11.2015 tarihli tutanak içeriği ve…5. İcra Dairesinin…Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazmış olduğu suç ihbarı yazısı dava dosyasına eklenmiştir.
5. Sanıkların güncel adlî sicil kayıtları ile nüfus kayıt örnekleri, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanıkların beyanları, mağdurların anlatımları ve dava dosyası kapsamı itibarıyla, icra memuru olan A.Y. ve avukat M.A.’nın sanıklara ait iş yerinde haciz tutanağı tanzim ettikleri ve imzaladıkları, temyiz dışı sanık …’un kendi beyanına göre hazır bulunan sıfatıyla imza atmasının istenilmesi üzerine imza atmayacağını söylediği, icra memuru tarafından da imzadan imtina etti ibaresinin tutanağa derc olunduğu ve görevli kişilerin iş yerinden ayrıldıkları sırada sanıklar Mustafa ve …’nin yargılama konusu eylemi gerçekleştirdikleri, bu itibarla suça konu haciz tutanağının resmî belge hükmüne ulaşmış olduğu,…5. İcra Dairesinin 2015/1366 Esas sayılı dava dosyası üzerinden tanzim olunan 25.11.2015 tarihli tutanak içeriği ve…5. İcra Dairesinin…Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazmış olduğu suç ihbarı yazı içeriği karşısında suça konu haciz tutanağının takip dosyasında bulunmadığı anlaşılmakla, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek eylemi gerçekleştiren sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanıklar hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “… ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “… denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen …” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … ile sanık … müdafii tarafından öne sürülen ve yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle…4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.01.2016 tarihli ve 2015/737 Esas, 2016/23 Karar sayılı kararında sanık … ile sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … ve sanık … müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2024 tarihinde karar verildi.