YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/36808
KARAR NO : 2022/4133
KARAR TARİHİ : 14.03.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahkemenin sanık hakkında, 21.05.2014 tarihinde resmi belgede sahtecilik ve bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından mahkumiyet hükmü verip dosyadan el çektikten sonra, aynı esas numarası üzerinden ek kararla verdiği hırsızlık suçundan sanığın beraatine ilişkin 30.05.2014 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu anlaşıldığından ve hırsızlık suçundan zamanaşımı süresi içerisinde mahallinde karar verilmesi mümkün görüldüğünden, resmi belgede sahtecilik ve bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılan incelemede;
A) Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
B) Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Suçtan zarar gören … ve tanık ….’ın kolluk beyanlarından, çekin keşide tarihinden önce sanık tarafından kullanıldığı ve katılan …”in iş yerine verildiğinin tespitiyle yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, en aleyhe yorumla 2010 yılı Ocak olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 14.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.