Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/5827 E. 2024/680 K. 22.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5827
KARAR NO : 2024/680
KARAR TARİHİ : 22.01.2024

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/424 E. 2016/236 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/424 Esas, 2016/236 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmolunan hapis cezasının para cezasına çevrilmesi talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; sanığın, başka bir olay nedeniyle bilgi sahibi olarak ifadesinin alındığı sırada M.O.nun kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş üzerinde kendi fotoğrafı bulunan sürücü belgesini ibraz ettiği, şüphe üzerine yaptırılan kriminal incelemede belgenin tamamen sahte düzenlendiği ve yapılan sahteciliğin aldatıcılık niteliğini haiz olduğunun belirlendiği, yapılan gözlemde de belgenin aldatıcılık niteliği bulunduğunun anlaşıldığı belirlenmiş, böylece sanığın atılı suçu işlediği kabulüyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar…Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporu, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup belge aslının adli emanete alındığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış; hükmolunan hapis cezasının para cezasına çevrilmesi talebine ilişkin temyiz isteği yönünden, talebin yasal olarak mümkün bulunmaması karşısında hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamış; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulamasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı kararında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği, Bakırköy 4. Ağır Ceza mahkemesinin 16.02.2009 tarihli ve 2007/89 Esas ve 2009/46 Karar sayılı ilamının, Mahkemece tekerrüre esas alınan İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/1404 Esas ve 2014/265 Karar sayılı ilamından daha ağır hükümlülük içerdiği, bu sebeple bu ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, dışında hükümde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (3) numaralı paragrafında açıklanan nedenle Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/424 Esas, 2016/236 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki tekerrüre esas alınan mahkeme bilgilerinin “Bakırköy 4. Ağır Ceza mahkemesinin 16.02.2009 tarihli ve 2007/89 Esas ve 2009/46 Karar sayılı” ilam olarak değiştirilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.01.2024 tarihinde karar verildi.

#######