YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9411
KARAR NO : 2021/5371
KARAR TARİHİ : 16.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz nedenlerinin reddine, ancak;
1-Suç tarihinden önce 10.11.2008 tarih ve 27050 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan, aynı Kanun’un 56. maddesinin 2. fıkrasındaki “İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri ile TCK’nin 7. maddesi karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununa muhalefet suçunu oluşturduğu ve kendisine yapılan ön ödeme önerisine uymadığı da gözetilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “özel belgede sahtecilik” suçundan hüküm kurulması,
2-Suça konu abonelik sözleşmelerinin düzenlendiği tarih olan “23/10/2013” suç tarihinin gerekçeli karar başlığına “2009” şeklinde yanlış yazılması yasaya aykırı,
3-Sanığın eyleminin 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet suçu kapsamında kaldığı görülmekle; hükümden sonra, 19/08/2020 tarihinde 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 25/06/2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17/10/2019 tarihli 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “basit yargılama usulü” ibaresi bakımından Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması nedeniyle, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.06.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.