Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/185 E. 2024/291 K. 11.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/185
KARAR NO : 2024/291
KARAR TARİHİ : 11.01.2024

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/2654 E., 2020/1469 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gaziosmanpaşa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2020 tarihli ve 2020/18 Esas, 2020/240 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 14.10.2020 tarihli ve 2020/2654 Esas, 2020/1469 Karar sayılı kararı ile;İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; dosya üzerinden inceleme yapılmaksızın karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, davaya konu malların hastaneye teslim edildiğini gösteren fatura ve sevk irsaliyelerinin dosyada bulunduğu, sanığa 13 koli teslim edildiği, hastaneye ise 12 koli teslim edildiği, sanığın suçunu ikrar ettiği, kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın olay tarihinde çalıştığı iş yerinden bir hastaneye teslim edilmek üzere kendisine verilen 13 koli etten 1 adet koli eksik miktarda et teslim etmek suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan olayda,; İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde sanığın mahkûmiyetine hükmedildiği anlaşılmıştır.
2.Bölge Adliye Mahkemesince; sanığa teslim edilen et miktarı ile ilgili olarak ibraz edilen sanığın çalıştığı işyerine ait olmayan fatura ve sevk irsaliyesinde et miktarının kilogram olarak belirtilmesi, bu fatura ve sevk irsaliyesinde sanığın teslim alan olarak bir imzasının olmaması, sanığa verilen et miktarının bir şüpheye mahal vermeyecek şekilde belirlenmesini sağlayacak nitelikte başkaca belge bulunmaması, ibraz edilen sevk irsaliyesinde hastanede aşçı olarak çalışan ve tartım işlemi sırasında sanığın yanında olan …’nın etleri teslim alan olarak imzasının bulunması ve etlerin hastaneye teslim edilmesine ilişkin kamera görüntülerinin bilirkişi tarafından incelenmesi sonucunda tartım işlemleri yapılarak hastaneye teslim edildiği belirlenen 12 adet koli dışında başka bir kolinin bulunduğuna dair somut bir delil bulunmaması karşısında, sanığın etleri hastaneye teslim ettiği sırada aynı kolileri birkaç kez tartmak suretiyle yanlış hesaplama yapılmasını sağlamak suretiyle atılı suçu işlediğine dair katılanın soyut iddiasından başkaca mahkumiyetine yeterli,her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delilin bulunmadığı gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan temyiz incelemesine konu beraat hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Suç tarihinin “03.03.2015” olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile ilgili istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan incelemede, ilk derece mahkemesinin olaya ilişkin kabulünde delillerin yeniden takdiri suretiyle yeni bir hüküm kurularak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği ve bu hususlarla ilgili değerlendirmenin aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre duruşma açılmak suretiyle yapılması gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yapılan inceleme ile beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 14.10.2020 tarihli ve 2020/2654 Esas, 2020/1469 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.01.2024 tarihinde karar verildi.