YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10663
KARAR NO : 2023/7594
KARAR TARİHİ : 21.11.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/11 E., 2014/231 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, mağdure vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.
Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçun doğrudan zarar göreni olan mağdurenin kovuşturma aşamasında vekili tarafından katılma talebinde bulunduğu halde katılma kararı verilmemiş ise de, 27.05.2014 havale tarihli temyiz dilekçesinin katılma iradesi içerdiği anlaşılmakla, mağdure vekilinin suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasına 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 260 ıncı maddesi uyarınca katılmasına, Av. …’ın mağdure vekili olarak kabulüne karar verilmekle gereği düşünüldü.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2011 tarihli, 2011/58126 Esas sayılı iddianamesiyle, çocuğun cinsel istismarına teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2014 tarihli, 2012/11 Esas, 2014/231 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın benzer suçlardan başkaca dosyaları bulunmasına rağmen hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulandığına, ruh sağlığı konusunda aldırılan raporun eksik ve hatalı incelemeye dayandığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Hükümleri temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü katılan mağdurenin saat 21:00 sularında evlerinin yakınında bulunan fırına ekmek almak üzere gittiği, fırından ekmeği alıp eve gelirken sanığın katılan mağdureyi takip ettiği, apartmanın kapısı açılınca katılan mağdurenin arkasından sanığın da apartmana girdiği, katılan mağdure merdivenden çıkarken sanığın da peşinden geldiği, birinci kata geldiklerinde sanığın katılan mağdureye “Bu binada … diye biri oturuyor mu” diye sorduğu, katılan mağdurenin de “Bilmiyorum” diye cevap verdiği, katılan mağdurenin merdivenden yukarı doğru çıkmaya devam ettiği, sanığın da peşinden geldiği, katılan mağdure 4. Kata geldiğinde sanığın katılan mağdureyi kolundan tutup cebinden bir bıçağı çıkartıp boğazına dayadığı, “Sakın sesini çıkarma, seni parçalarım, aşağı ineceğiz” şeklinde tehdit ettiği, katılan mağdureye sarılarak 4. Kattan 3. Kata kadar götürdüğü, 3. Kata geldiklerinde katılan mağdurenin 3. Katta oturan dayısının evinin giriş kapısına yumrukla vurduğu, sesini duyurmak istediği ancak sanığın katılan mağdurenin kafasına yumrukla vurarak sürüklediği, daha sonra katılan mağdureyi bırakarak kaçtığı şeklinde kabul edilen olayda, sanığın birçok çocuğu takip ederek çocuk apartmandan içeri girdiğinde kendisinin de peşinden girdiği, “Burada … diye biri oturuyor mu “diye soru sorup daha sonra bıçak çekip zorla cinsel istismarda bulunduğu, soruşturma aşamasındaki savunmasında da bunu açıkça belirttiği, katılan mağdureye karşı da aynı şekilde eylemde bulunduğu şeklindeki soruşturma aşamasında bu suçu işlediğine dair dolaylı ikrarının da bulunduğu gerekçesiyle sanık hakkında mahkûmiyet kararları verildiği anlaşılmaktadır.
IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ”Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir” şeklindeki düzenleme nazara alınarak yapılan değerlendirmede hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu gözetildiğinde, Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 12.12.2011 günlü iddianame ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cinsel amaçla işlendiğine dair usulüne uygun açılmış kamu davası bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyet hükmü kurulması ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan belirlenen temel cezadan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca artırım yapılması,
2. Tüm dosya kapsamına göre, sanığın mağdureye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinde düzenlenen teşebbüs hükümleri uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Kabule göre ise;
Sanığın eylemini cebirle gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasına rağmen, temel cezanın 1 yıldan belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2014 tarihli, 2012/11 Esas, 2014/231 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, farklı gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, üye …’in karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.11.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sanık hakkında benzer şekilde işlenen suçlar nedeniyle hakkında soruşturma yapılıp dava açıldığı, soruşturma aşamasında alınan ifadesinde mağdureye karşı işlenen eylemin de kendisinin işlediği suçlara benzer şekilde işlenmesine rağmen aradan geçen zaman nedeniyle olayı hatırlayamadığını beyan ettiği, sanığın yargılama aşmasında alınan savunmasında ise hazırlık beyanını kabul etmediği, 03.07.2013 tarihli celsede mağdure ile karşılaşan sanığın mağdureye karşı eyleminin olmadığını söylediği, mağdurenin de duruşmada huzurda bulanan sanığı teşhis edemediğini anlaşılması karşısında, sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyetine yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın heyetin başka sebeplerle bozma içeren düşüncesine iştirak olunmamıştır.