Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2011/8451 E. 2013/10516 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8451
KARAR NO : 2013/10516
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/12/2010 tarih ve 2009/170-2010/191 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/05/2013 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı temsilcisi, davalı şirket ve dava dışı başka bir şirketi temsilen … ile kendisi arasında 15.12.2007 tarihli bir sözleşme imzalandığını, buna göre İstanbul’da taşıma işi yapan davalının Trabzon’a gönderdiği kamyonların bölgedeki mal dağıtımlarını ve tahsilatlarını yapmayı üstlendiğini, kar ve zarar ortağı olarak anlaştıklarını, davalı şirket %65, kendisinin ise %35 oranında masraf, kar ve zarara iştirak edeceğinin kararlaştırıldığını, bu kapsamda kendisinin davalının gönderdiği 49 adet ağır vasıta için navlun ödediğini, malların dağımı için harcama yaptığını, muhafazası için kiralanan depoyla ilgili 4 ay kira bedeli ödediğini, ayrıca salt bu iş için işçi istihdam ettiğini, işçilik ödemesi yaptığını, bunun karşılığında müvekkilinin bir kısım taşıma ücreti aldığını, müşterilerin bir kısmının taşıma ücretinden kesinti yaptığını, toplam zararın 49.685.68 TL olduğunu, bunun %65’inden davalının sorumlu bulunduğunu, davalının ise İstanbul’da 56.985.00 TL taşıma ücreti aldığını, tamamını kar olarak tahsil ettiğini, bunun %35’inin kendisine ait bulunduğunu, payına düşen alacağın tahsili için yapılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davalı arasında iddia edilen şekilde bir sözleşmenin olmadığını, dilekçede açıklanan kişinin müvekkili temsilcisi bulunmadığını, ortaklık sıfatı olduğunu, yaptığı sözleşmenin müvekkilini bağlamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında ticari bir sözleşmenin olduğu, kar ve zarar durumuna göre hak ve borçların belirlendiği, her ne kadar sözleşmeye imza atan … davalı temsilcisi değil ise de şirketin ortağı olduğu, buna rağmen sözleşmenin İstanbul ve Trabzon’da gereklerinin yerine getirildiği, davalının temsilcisi dışında ortağının imzaladığı sözleşmeye onay verdiği, davacı alacağının belirlendiği, likit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının 40.152.81 TL üzerinden icra takibine itirazının iptaline, bu miktar üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, davalı ile kar, zarar ve masraf ortaklığını içeren sözleşme imzalandığını, bu sözleşme kapsamında yapılan masraf, elde edilen gelir ve meydana gelen zarar dikkate alındığında belirlenen pay durumuna göre alacağının doğduğunu ileri sürmüştür. Davacının işbu davasını dayandırdığı kar, zarar ve masraf ortaklığı öngören ve bu itibarla adi ortaklık niteliği bulunan sözleşmede davanın tarafları dışında Öz Doğu Karadeniz Kargo Loj. Tic. Ltd. Şti’nin de imzası bulunmaktadır. Esasen, sözleşmenin 1-B maddesinde de kar, zarar ve masrafların %35’inin davacı, %65’inin anılan şirket ile davalı şirkete ait olacağı kararlaştırılmıştır. Temyize konu işbu davada verilecek hüküm, adi ortaklıkta yer alan dava dışı Öz Doğu Karadeniz Kargo Loj. Tic. Ltd. Şti’nin de hukuki durumunu etkileyecek niteliktedir. O halde, davacının davasının incelenebilmesi için, bu şirketin de davada yer alması gerekmektedir.
Bu durum karşısında, mahkemece, davacı tarafa davasını dayandırdığı sözleşmede taraf olan Öz Doğu Karadeniz Kargo Loj. Tic. Ltd. Şti. aleyhine de dava açması için süre verilmesi, dava açıldığı taktirde eldeki davayla birleştirilmesi, sözleşmedeki tüm tarafların iddia, savunmaları ve kanıtları birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.