Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/14551 E. 2013/15471 K. 18.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14551
KARAR NO : 2013/15471
KARAR TARİHİ : 18.11.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iktisap ve iş yeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde ve beyanlarında, davacı şirketin yurt içi ve yurt dışında tanınmış ünlü bir firma olduğunu, Nişantaşı’nın davacının müşterilerinin yoğun olarak yaşadığı bir semt olduğunu, bu semtte firmaya bir şube açmak istediğini, buranın rantabl olduğunu, şirketin bir çok firmanın mümessilliğini üstlendiğini, belli satış kotalarını yakalaması gerektiğini, bu nedenle taşınmazı satın aldığını, süresi içinde davalıya ihtarname ile bildirilmesine karşın altı aylık süre sonunda tahliye edilmediğini ileri sürerek davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının ihtiyacının samimi ve zorunlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda, tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arz etmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Olayımıza gelince; davacı vekili davacının tanınmış bir firma olduğunu, müşterilerinin yoğun olarak …’nda yaşadığını, bir çok firmanın mümessili olduğunu, belli satış kotalarını yakalaması gerektiğini, bu nedenle şube açmak istediğini belirtmiş ve dava dilekçesine ekli delilleri arasında tanık deliline de dayanmış ve tanıklarının isim ve adreslerini de bildirmiştir. Davalı vekili de 12.12.2012 tarihli delil listesinde tanık deliline dayanmış, tanıklarının isim ve adreslerini bildirmiştir. Mahkemece, davacının kiracı olduğu, tasarım işi ile iştigal ettiğine dair internet ortamında yapmış olduğu ilan ve reklamlara ait bilgisayar çıktıları verildiği ve mahallinde yapılan keşif sonucu taşınmazın yapılacak işe uygun olduğunun bilirkişilerce tespit edildiği, bu nedenle ihtiyacın samimi olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile tahliye kararı verilmişse de; yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Az yukarıda belirtildiği üzere ihtiyaç iddiasına dayalı tahliye davalarında, tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Bu nedenle taraf tanıklarının usulüne uygun yöntemle dinlenip, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine,18 11..2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.