YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10877
KARAR NO : 2013/9972
KARAR TARİHİ : 15.05.2013
MAHKEMESİ: … 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.01.2012 tarih ve 2006/511-2012/12 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK’nın 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, asıl davada müvekkilinin uzun yıllardır koltuk, kanepe, sandık mekanizmaları üretim ve pazarlama işiyle iştigal ettiğini, davalı şirketin ise yenilik özelliği bulunmayan, iki yöne hareketli kanepe mekanizması başlıklı, iki adet faydalı modeli kendisi adına tescil ettirdiğini ileri sürerek, anılan faydalı model belgelerinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuş, birleşen davada davalının müvekkili adına tescilli ürünleri taklit ettiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, alınan bilirkişi raporuna göre, asıl davada hükümsüzlüğü istenen 1998/1177 sayılı faydalı model belgesinin incelenen tüm istemlerinin yenilik özelliği taşımadığı, hükümsüzlüğü istenen 1998/259 sayılı faydalı model belgesinin ise 1 nolu isteminin açık ve anlaşılır yazıldığı, teknik özellikleri itibariyle yeni olduğu gibi 2 ve 3 nolu istem dışındaki diğer istemlerin de yenilik özelliğinin bulunduğu ancak 2 ve 3 nolu istemlerin birinci isteme göre yeni bir teknik unsur belirtmediği ve usul ve yöntem istemi mahiyetinde olduğu, birleşen dosyadaki hükümsüzlüğü talep edilen 2004/1919 sayılı belge yönünden yapılan incelemede ise 1, 2, 3 ve 4 nolu istemlerin yenik özelliğinin bulunmadığı, 5 ve 6 nolu istemlerin ise yeni olduğu hususunun bildirildiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 1998/1177 sayılı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne, yine aynı davalı adına tescilli 1998/259 sayılı faydalı model belgesinin 2 ve 3 nolu istemlerinin hükümsüzlüğüne, birleşen davada ise davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2004/1919 sayılı faydalı model belgesinin 1, 2, 3 ve 4 nolu istemlerinin hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1–Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-birleşen davanın davacısı vekilinin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2– Davacı-birleşen davanın davalısı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; hükümsüzlük davasına konu 1998/1177 ve 1998/259 sayılı faydalı model belgelerinin yargılama sırasında on yıllık koruma süresinin dolduğu anlaşılmaktadır. 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 165inci maddesi uyarınca, faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü koruma süresince ileri sürülebilir. Yargılama sırasında koruma süresi sona erdiğine göre, işbu hükümsüzlük davasının esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir. 3– Bozma sebep ve şekline göre asıl dava bakımından davacı-birleşen davanın davalısı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı birleşen dosya davacısı vekilinin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın birleşen davaya ilişkin olarak mümeyyiz davacı-birleşen davanın davalısı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı birleşen davanın davalısı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.