Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/11386 E. 2013/10017 K. 15.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11386
KARAR NO : 2013/10017
KARAR TARİHİ : 15.05.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Hasımsız olarak görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.06.2012 tarih ve 2012/403-2012/394 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yetkili hamili olduğu 3 adet çekin kaybolduğunu ileri sürerek çeklerin iptalini ve dava sonuna kadar çek bedellerinin ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tensip kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbri talebinin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati tedbir talebinin reddine dair kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı, hamili olduğu 3 adet çekin kaybolduğunu ileri sürerek açtığı çek iptali davasında ihtiyati tedbir kararı talep etmiş olup, mahkemece bu istemin, tensip tutanağı ile reddine karar verilmiş, ancak ayrı bir gerekçeli karar yazılmamıştır.
HMK’nun 391/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir. Ancak temyiz edilen bir kararın Yargıtay tarafından temyiz incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve süresi içerisinde temyiz edilmiş olması gerekmektedir. Bundan başka, ihtiyati tedbir kararının HMK’nın 391/2. maddesi uyarınca gerekçeli karar şeklinde yazılması gerekmekte olup, esasen Yargıtay denetiminin de gerekçeli karar üzerinden yapılması mümkündür. 1982 Anayasası’nın 141. maddesine göre, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekmektedir. Temyiz edilen kısa karar, bu hususları kapsamadığından, temyiz denetimi mümkün değildir. Bu durumda, mahkemece, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verilmesi üzerine, HMK’nın 391/2. maddesine uygun olarak, gerekçeli karar yazılmamış olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenemsine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.