Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/5058 E. 2013/10039 K. 15.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5058
KARAR NO : 2013/10039
KARAR TARİHİ : 15.05.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.12.2011 tarih ve 2009/188-2011/519 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 1974 yılından beri gıda sektöründe faaliyet gösteren davacının “ERİŞ” esas unsurlu marka tescillerinin bulunduğunu, “ERİŞ” ibaresinin aynı zamanda davacı tarafından ticaret unvanı olarak 05.03.1976 tarihinde Bafra Ticaret ve Sanayi Odasına kaydedildiğini, bu kaydın 20.01.2000 tarihinde İstanbul Ticaret Odasına nakledildiğini, davalının müvekkilinin kullanımından sonraki tarihlerde “ERİŞ” ibareli markaları adına tescil ettirdiğini ileri sürerek; davalının 122334 sayılı “ERİŞ”, 194191 sayılı “ERİŞ”, 159070 sayılı “ERİŞLER”, 200402115 sayılı “Eriş Helkrem+Şekil” markalarının davacının markaları ile benzerlik, iltibas, kötü niyet, tanınmışlık, kullanmama sebeplerinden dolayı hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine ve davacı şirketin ticaret unvanı ile benzerlik taşıması sebebiyle davalıya ait ticaret unvanından “Eriş” ibaresinin terkini ile ticaret siciline işlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 1963 yılından bu yana tahin helvası üretiminde kullandığı “ERİŞ” ibaresine ayırt edici nitelik kazandırdığını, “ERİŞ” ibaresini davacıdan daha önce kullanmaya başladığını, davacı tarafın markasının tanınmışlığı hususunu ispat edemediğini, taraf markalarının kapsamlarındaki ürün ve hizmetlerin farklılığı nedeniyle karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, dava1ı adına tescilli 22334, 159070, 194191 sayılı markaların 556 sayılı KHK’nın 8/b, 8/4 ve 8/5 maddeleri gereğince hükümsüzlüğü talebinin markaların tescilleri üzerinden 5 yıl geçtikten sonra davanın açılması sebebiyle reddine, 2004/02115 sayılı marka ile ilgili hükümsüzlük talebinin KHK’nın 8/b, 8/4 ve 8/5 maddelerine göre aranan hükümsüzlük şartları oluşmadığından reddine, 122334, 2004/02115 sayılı markaların 556 sayılı KHK’nın 14. ve 42. maddeleri uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla bu yöndeki taleplerin reddine, davalı adına kayıtlı 194191 sayılı marka kapsamı
içinde yer alan pekmez ürünü yönünden 556 sayılı KHK’nın 14. ve 42. maddeleri gereğince hükümsüzlük şartları oluştuğundan bu ürün yönünden talebin kabulü ile markanın hükümsüzlüğüne, diğer ürünler yönünden ise talebin reddine, davalıya ait 159070 sayılı Erişler markasının kapsamında yer alan tüm ürünler yönünden, 556 sayılı KHK’nın 14. ve 42. maddeleri uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluştuğu anlaşılmakla, markanın hükümsüzlüğüne, davalının ticaret ünvanından Eriş ibaresinin çıkarılmasına yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu itibariyle dava konusu 194191 sayılı “ERİŞ” markasının “pekmez” emtiası üzerinde kullanılmaması sebebiyle 556 sayılı KHK’nın 14. ve 42. maddeleri uyarınca kısmen iptaline ve hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Ancak, bilirkişi raporu verildikten sonra davalı tarafça dosyaya ibraz edilen 2006 ila 2009 yıllarına ilişkin faturalarla markanın pekmez emtiası için de kullanıldığı ileri sürülmek suretiyle rapora itiraz edilmiştir. Bu durumda, ispat külfetinin davalıda olduğu gözetilmek suretiyle, davalı tarafça dosyaya sunulan itiraz dilekçesi ve ekindeki faturalar uyarınca bilirkişi heyetinden ek rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar vermek gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı vekilinin ise sair temyiz temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.