YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11997
KARAR NO : 2013/10345
KARAR TARİHİ : 20.05.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24/05/2012 tarih ve 2012/172-2012/474 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden tahsil ettiği halde geri ödemediği paranın tahsili için Köln Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan davanın kabul edildiğini ve bu kararın kesinleştiğini ileri sürerek, anılan yabancı mahkeme kararının ve yargılama masraflarına dair masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yabancı mahkeme ilamının kamu düzenine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 09.12.2011 tarih 2009/15046 E. 2011/16699 sayılı kararı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak, tenfizi istenen mahkeme kararının davalıya usule uygun olarak tebliğ edildiği, kararın kesinleştiği ve MÖHUK 54. maddesi uyarınca tenfiz koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme ilamının tenfizine ilişkin olup tenfize karar verilmesi için yabancı mahkeme ilamının usulünce kesinleşmiş olması gerekir. Mahkemece daha önce, tenfizin kamu düzenine aykırılık oluşturacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, Dairemizce, dava dilekçesinin davalıya Lahley Sözleşmesine uygun tebliğ edilmesi nedeniyle gıyabi karar verilmesinin savunma hakkını kısıtlamadığı ve tenfizin kamu düzenine aykırılık oluşturmayacağı, yargılama yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Davalı vekili bozma ilamına uyulması halinde karar tebligat evraklarının getirtilmesini duruşmada talep etmiş olup, mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulması yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılmasına engel teşkil etmemektedir. Mahkemece dava dilekçesi ve eklerinin Lahley’e göre tebliğ edildiği belirlenmiş, ancak karar tebliğinin Lahey
sözleşmesine uygun olarak yapılıp yapılmadığı araştırılmamıştır. Bu nedenle mahkemece tenfizi istenen yabancı mahkeme ilamının davalıya Lahey sözleşmesine uygun olarak tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması ve tebliğ evraklarının getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.