Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/13543 E. 2013/11853 K. 06.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13543
KARAR NO : 2013/11853
KARAR TARİHİ : 06.06.2013

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 14. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.12.2011 tarih ve 2010/769-2011/1194 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline nakliyat sigortası ile sigortalı bulunan ve …’da yerleşik … firmasına mal mukabili ihraç edilen tekstil emtiasının sevkiyatının davalı tarafından yapıldığını, söz konusu malın taşıyıcı tarafından 119 kg toplamda 96 parça eksik teslim edildiğini ve bu teslimatın eksikliğine ilişkin hava konşimentosuna alıcı firma tarafından şerh düşüldüğünü, eksik teslim edilen malların bedelinin 1.636,55 Euro olduğunu, bu nakliyat hasarı karşılığında müvekkili şirket tarafından sigortalısına 3.315,63 TL ödendiğini ileri sürerek, 3.315,63 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açıldığını, müvekkili şirketin ihracatı yapılmak üzere 34 koli teslim aldığını ve 34 koli olarak varma yerinde alıcısına teslim ettiğini, koli içeriğinden taşıyıcının sorumlu olmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun teslim aldığı 34 koliyi teslim aldığı şekilde alıcısına teslim etmesiyle son bulduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı … şirketinin nakliyat abonman sigorta sözleşmesine dayanarak düzenlediği spesifik poliçenin taşımanın tamamlanması ve hasarın öğrenilmesinden sonra düzenlendiği, bu sebeple sigorta şirketinin ödemesinin lütuf ödemesi olduğu, TTK’nın 1301 ve 1361. maddeleri gereğince halefiyetinin haklı olmadığı, ancak sigorta şirketi ödediği miktar kadar sigortalısının dava hakkını temlik alması sebebiyle temlik alacaklısı sıfatıyla davayı açabileceği, temlike konu alacağın, temlik eden tarafından talep edilebilir olması gerektiğinden temlik eden dava dışı … Tekstil San. ve Tic. A.Ş’nin ihracatı CIF olarak gerçekleştirmesi, mal bedelinin alıcıdan tahsil etmesi sebebiyle menfaati kalmadığından dava hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Mahkemece verilen karar davalı vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmiş olup, temyiz dilekçesi hakime havale ettirilmiş ise de, temyiz defterine kaydettirilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK’nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davalı vekili tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin hakime havale ettirilmesi ile yetinilmiştir. Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 Esas, 1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK’nın 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt bulunmadığından, bu İBK’nın uygulanması gerekmemektedir.
Davalı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, emtea nakliye sigorta poliçesi nedeniyle rücuen alacak istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçelerle, davacı … şirketine yapılan ödemenin sigorta sözleşmesine göre “ex gratia” bir ödeme olduğu, bu nedenle de sigorta şirketinin rücu hakkı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkeme gerekçesi, abonman poliçesine bağlı olarak düzenlenen spesifik sözleşmenin riziko tarihinden sonra düzenlenmesi nedeniyle rizikonun teminat dışında olduğu gerekçesi taşıma rizikolarında abonman sözleşmesine bağlı olarak yapılan spesifik poliçelerin daha önceden talep bildiriminde bulunulmak suretiyle daha sonradan da yapılabileceğinden yerinde olmadığı gibi, davacı … şirketi tarafından sigortalısına yapılan ödemeden sonra alacağın sigorta şirketine temlik edilmesi nedeniyle dahi yerinde değildir. Ayrıca mal mukabili satışta gönderilen sigortalı malın teslim edilmemesi nedeniyle bedeli tahsil edemeyeceğinden sigortalısı mal üzerindeki menfaati dava etmekte olup, temlik hükümleri gereğince dahi davacının aktif dava ehliyeti bulunduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, işin esası hakkında inceleme yapılmak üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, alınmadığı anlaşılan 90,00 TL temyiz başvuru harcı ile 24,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.