Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/18319 E. 2013/17272 K. 02.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18319
KARAR NO : 2013/17272
KARAR TARİHİ : 02.10.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 49. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.06.2012 tarih ve 2011/123-2012/177 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 20/07/2005 tarihli acentelik sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin kayıtlarına göre davalının 242.669,40 TL borcunun bulunduğunu, ihtara rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, 242.669,43 TL’nin temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, borcun ödenmesi konusunda mutabakat yapıldığını, istenen faizin fahiş olduğunu, talep edilen kadar borcun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinde açıkça belirtilmemiş ise de kabul edilen hesap tarzının cari hesap niteliğinde olduğu, prim tahsilat, kesinti ve ödeme sürecinin de fiilen bu şekilde işlediği, cari hesap ilişkisi devam ederken hesap gereği alacaklı durumda olunsa dahi sözleşme feshedilip hesap kat edilmeden bakiye alacağın talep edilemeyeceği, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin feshedilmediği, cari hesap ilişkisinin sürdüğü gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup davacı … şirketi dava tarihi itibariyle acenteden 242.669,43 TL alacaklı olduğunu ileri sürerek bu bedelin davalıdan tahsilini talep etmiştir. 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 87.’nci maddesine göre taraflar, cari hesap sözleşmesi ile para, mal, hizmet ve diğer hususlardan dolayı birbirlerindeki alacaklarını ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem zimmet ve matlup şekline çevirerek hesabın kesilmesinden çıkacak bakiyeyi isteyebileceklerini kararlaştırırlar. Yine aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince cari hesap mukavelesi yazılı olmadıkça muteber olmaz. Somut olayda, taraflar arasında 20/07/2005 tarihli acentelik sözleşmesi düzenlenmiş olup bu sözleşme 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 87.’nci maddesinde tanımlanan ve yazılı olması gereken cari hesap mukavelesi değildir. Bu durumda, mahkemece ancak taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunması halinde uygulanabilecek olan aynı Yasa’nın 95.’nci maddesine dayanılarak hesap kesilmeden alacağın talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyizine gelince; bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.